2011 Uludere katliamı: 29 Aralık 2011. http://yalnizdegilsinvan.wordpress.com

30 Mart 2009 Pazartesi

Muhalefetin ve Secmenin Kimligi

Cok basit, ve de istatistik bilimine de biraz aykiri bir analiz olacak bu. Ama tartisilabilecek baska bir konu su; CHP, sol alternatif oldugundan mi arttirdi oylarini, yoksa AKP karsitliginin meyvesini topladi muhalefet partileri? CHP yerine guclu bir ANAP ya da DP olsaydi ne olurdu? Bu durum CHP'nin kimligini nereye koyar?
Ben bu sorunun cevabini biliyorum zaten de, CHP kurmaylarinin dusunmesi gereken bir konu bu. Oy kaymalari, en basit varsayimlarla incelersek su sekilde:
Antalya'da DP'nin oylari gecen secime gore %25.1 dusmus; AKP oyunu %0.66 arttirirken, CHP %14.62, MHP %11.83 arttirmis.  Tekirdag'da ANAP ve DP'nin oylari toplam %13 duserken CHP'ninki %20.90 artmis. Edirne'de diger partilerin oyu %0-2 araliginda sabitken; DP'nin %13 oraninda dusen oyunu CHP %25 ile toplamis (GP diye bir parti de vardi tabii, unutmamak lazim.) 
Trakya ve Turkiye batisinda oranlar boyle devam etmekte zaten, butun illere deginmeye gerek yok; ana motivasyonun "AKP'den kurtulmak" oldugunu soyleyebiliriz. Tabii bana biri "DP'nin, ANAP'in oylarini CHP toplayacak" dese yillar once, inanmazdim. 
Peki CHP AKP karsitligi ile mi insanlarin umudu olacak, iktidara gelecek? Kurmaylari bunu dusunsun iste. Ekonomik krize karsin bu kadar oy geliyorsa muhalefet adina CHP'ye, burada bir yanlis vardir. 
-----------------------------------------------
AKP'nin kazandigi ve gucunu devam ettirdigi, Anadolu kaplani-kalvinist-muhafazakar sermayenin guclu oldugu Turkiye'nin ortasindan bazi yerlere bakalim. Kayseri'de AKP %70'ten 60'a dusmus; AKP'nin oyu %9 azalirken MHP'nin oyu %13 artmis, geri kalan partiler %0-2 araliginda gene. AKP Yozgat'ta %3.6 kaybetmis, MHP %4.8 kazanmis, diger partiler %0-0.8 araliginda. Ama bu iller istisna; genelde resim AKP'nin guclendigi seklinde Ic Anadolu'da, ki Bati ve Dogu'daki siddetli dusus boyle karsilanabilirdi ancak.
Bir de gundemi geriden takip eden iller var; mesela Tokat'ta SP'nin oylari %15.74 dusmus; ama bu dususun %12.84'unu MHP kapmis, AKP degil. Yani diyebiliriz ki "AKP karsitligindan SP'ye oy vermis adam, vazgecip MHP'ye donmus". Konya'da SP'nin %11'lik dususu fifty-fifty olarak AKP ve MHP arasinda paylasilmis. SP'nin guclendigi iller de mevcut ayni sayida. 
-----------------------------------------------
"Su kadar rakam vermissin, ee, diyecegin nedir?" sorusuna su cevabi veririm. Bati kiyisinda CHP butun kaymagi AKP muhalefetinden topluyor, yaninda MHP de gucleniyor. Doguda, daha once Feryaz'in ve benim de degindigimiz gibi, Kurt kimligi ile ilgili sorunlar var. Ortada ise muhalefeti basarisiz bulup AKP'nin oyunu arttiran yerler varken, buyuk oy kaymalari AKP muhalifleri arasinda gerceklesmis. CHP'nin oylarinin dustugu yerde MHP'nin oylari artmis. AKP'nin hedef secmen kitlesi belli, ve klasik "kemiklesmis kitle" lafini hangi bolgede realize etmeye basladigi acik. 
Yani neticede diyecegim cok farkli birsey yok; zaten amacim ne kadar kisir bir dongude siyaset yapildigini gostermek bir yerde. Batida Kemalist ruzgarlar, ortada milliyetcilerin celiskileri, muhalefetin celiskisi, ve muhafazakar kimligini daha da guclendiren bir AKP, doguda Kurt sorunu hususunda ihanete ugradigini dusunen bir halk. Ne degisti ki o zaman?

27 yorum:

natura horror vacui dedi ki...

ben doğudaki dtp başarısının tek ve doğru çözümlemesinin kürt sorunu hususunda halkın ihanete uğramış olduğunu düşünmesi veya kürt açılımlarının yavaşlaması olduğunu düşünmüyorum. bilakis trt şeş'in açılması, kürtçe mevlit okunması vs. gibi iktidar eylemlerinin dtp meclise girdikten sonra gelmesinin halkça yorumlanışı olduğunu düşünüyorum. açık açık ifade etmek gerekirse, kürtlerin şöyle düşündüğünü düşünüyorum:

"dtp meclise girmeseydi bunlar sittin sene gerçekleşmezdi. iktidarın eylemleri gibi görünse de, dtp'nin baskısı olmasa kesinlikle gerçekleşmezdi."

sadede gelecek olursak, kürt sorunuyla ilgili açılımların akp'nin değil dtp'nin başarısı olduğuna inanılıyor bence. bir nevi doğan görünümlü şahin...

shelbyl dedi ki...

Halk aptal degildir; TRT6'nin secim yatirimi oldugunu anladilar, "bizi secimlerden once hatirlayacaksan hic hatirlama daha iyi" dediler. Ben boyle yorumlamayi tercih ediyorum. Sonucta son genel secimlerden onceki olumlu ruzgar AKP'nin isine oldukca yaramisti, ama ayni ruzgari artik estiremiyor; artik buna "ordu ile yaptigi pazarlik" mi dersiniz, "reformlarin yavaslamasi" mi dersiniz, Erdogan'in Kurt sorunu hakkindaki "yahu su MHP'lilerden de birseyler koparalim" tadindaki aciklamalari mi dersiniz, orasini bilemem. Nacizane gorusumdur; Kurt halki Turk halkindan daha az balik hafizali, ve de daha az degiskeni/bilinmeyeni var oy verecegi partiyi secerken: kimlik + asiret baskisi.

Feryaz dedi ki...

Ben Burak'a katiliyorum burada. DTP secmeni TRT-Ses'i devletin "komunizm gelecekse de biz getiririz" tavri olarak goruyor bence. Secim yatirimi olmasinin yani sira Kurt sorununun cozumunu Kurtlerin elinden almaya calismasi gibi algilaniyor. DTP bu argumaniyla iyi bastirdi bu secimlerde.
Ayrica asiret baglari konusunda - bu baglar aslinda eskisi kadar kuvvetli degil, ama hala asiret olarak birlikte hareket etme cabasi var. Bu direk hierarsik bir baskidan cok bir pazarlik kozu bence. Belli bir bolge topluca iktidar partisini desteklerse karsiligini da cekinmeden isteyebiliyor.

sokaktaki adam dedi ki...

trt 6 meselesinde ben de shelbyl ve feryaz gibi düşünmekteyim. natura horror vacui'nin da haklı olduğu bi' kesim var bence de evet, ama çoğunluğun öbür türlü düşündüğüne inanıyorum şahsen..

yakın zamanda (şubat başı) yanılmıyo'sam dtp gençlik kolları başkanıyla (veya o ayarda bi' konumdaki biri) biraz laflama fırsatı bulduğumuda trt şêş hakkında ne düşündüğünü sordum ve "trt şêş mi? trt şêş değil, biz ona 'trt caş' diyoruz!" diyip ardından bunu, kanalı devletin kürtler üzerinde bir nevi 'korucu' veya 'arabozucu' görevi üstlenmesi, kürtleri kontrol altında tutup rahatlıkla yönlendirmesi gibi bir amaçla, bir baskı mekanizması niyetine kurduğunu, kürtlerin değil devletin yararını güttüğünü düşündüğünü/düşündüklerini söyledi.

merak edenler için bu yazdığıma ve kelimenin anlamına ilişkin bi' link veriyorum;

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=trt+ca%C5%9F

natura horror vacui dedi ki...

tek sebebinin o olmadığını söylemiştim. ben salt trt 6 açısından demiyorum zaten. ne bileyim, "ahmet kaya'nın naaşı türkiye'ye getirilsin" diyenler de bu adamlar. bunlar elbette seçim yatırımı. ama bu seçim yatırımını yapmaya iten de dtp'nin meclisteki ve güneydoğudaki varlığı. bu ger.eğin akp'yi bunları yapmaya ittiğini ve de halkın da bunun farkında olduğunu düşünüyorum.

Deniz Kemahli dedi ki...

trt ses'in yaptigi tek sey, akp'nin gecen sene aldigi milliyetci/muhafazakar oylari mhp'ye geri iade etmek oldu. akp iki tarafa da oynamak isterken iki tarafin da kendilerine iyilik degil, karsisindakilere kotuluk yapilmasini istedigini cozememis gibi. buna ragmen dtp'yi mhp ile ayni kefeye koymak dtp'ye bayagi haksizlik olur bence.

ancak mhp'nin oy orani cok korkutucu bir durumda, sivas'i da tek bir gazla bbp alabiliyorsa, bu ulkede siyasetin boku cikmis demektir. chp sevdigim bir parti degil, ancak akp mi chp mi sorusuna hala chp cevabini veriyorum, %23 biraz umut verici.

anap-dp oylari yorumuna gelince, oyunu anap ve dp'ye veren adamlar cok zeki olmamakla birlikte bircogu akp'ye verecek kadar da kafasiz degil. bu nedenle oylarini chp'den yana kullanmislar gibi gozukuyor.

akp kartlarini bu sekilde oynarsa daha fazla oy kaybetmez ama oy da arttiramaz.

natura horror vacui dedi ki...

@Deniz Kemahlı

Şu paragrafı birkaç defa okumak zorunda kaldım doğru okuyup okumadığımdan emin olmak için:

"anap-dp oylari yorumuna gelince, oyunu anap ve dp'ye veren adamlar cok zeki olmamakla birlikte bircogu akp'ye verecek kadar da kafasiz degil. bu nedenle oylarini chp'den yana kullanmislar gibi gozukuyor."

tanışmıyoruz ama bir anda gözümde tuncay özkanvari bir tip canlandı. ne akp'den, ne dp'den, ne anap'dan hazzederim. bunlardan herhangi birine de hayatım boyunca oy vereceğimi sanmıyorum. ama 17-18 milyon civarı seçmene, sırf senin desteklemediğin partilere oy vermediği için "kafasız" demek, kafasızlığın daniskasıdır kanımca.

Alper dedi ki...

"Kurt oylari neden AKP'den DTP'ye geri dondu" konusunda kulaga mantikli gelen birkac aciklama yapilmis. Nedense ben bu konu uzerine uretilen rasyonel aciklamalarin (kendi urettiklerim dahil) hep gercekte olup bitenden cok uzak oldugu hissine kapiliyorum. Belki ABD secimlerinde gordugumuz gibi secmen gruplari ve oy tercihlerinin detayli bir analizini yapabiliyor olsak bu tip aciklamalara daha cok inanirim (e.g. "genel secimlerde AKP'ye oy verip simdi DTP'ye verenlerin %80'i TRT Ses'in secim yatirimi oldugunu dusunuyor").

Ama sahsen ben bolgenin dinamikleri hakkinda hicbirsey bilmiyormus gibi hissediyorum. Milyonlarca insan bizim anlamadigimiz bir dilde haberlesiyor ve dis dunyadan haber aliyor; bolgede asiret denen ve bizim alisik oldugumuz butun sosyal ve siyasal yapilarin ustunde olan bir olgu var; sinirin otesine gecen baglar var; bir tarafta TSK/korucular, bir tarafta hapisten yonetilen bir silahli yapilanmanin kurdugu baskilar var...

Yani diyecegim o ki bu konuda urettigimiz aciklamalar gozle gorulen sonuclarla ortusebilir ama bu sonuclarin arkasindaki gercek sebepler olmayabilir. Yine de bu aciklamalari uretmeye calismak bence yarali ve bilgilendirici, ama ben kendi payima bu hic bilmedigimi hissettigim dinamikleri bana anlatacak bir gazeteci/arastirmaci icin buyuk bir hasret duyuyorum.

Deniz Kemahli dedi ki...

17-18 milyon secmen kafasiz degil suphesiz; ancak mevcut durum icerisinde somurulduklerini anlayabilecek kapasitede degiller. bu durumu cahillik, bilgisizlik veya gerizekalilik olarak adlandirabilirsin, pek tabii bu insanlarin hicbiri bunu bilincli olarak yapmiyor. ben bu insanlari suclamaya calismiyorum, ve en son sucun da kendilerinde oldugunu dusunuyorum. ne var ki, aydin olarak adlandirilan kesim belli bir bilgi seviyesini astiktan sonra dogal olarak normal insanlardan kopar, bu nedenle sahip oldugum caresizligin ofkesini de tasimiyor degilim.

eger sosyal bir arastirma yapilabilirse, dp-anap oylarini cogunlugu orta direk memur vs.'nin olusturdugu gorulebilir, ki bu oylar da hala turgut ozal doneminden kalma, 80'lerin pasifist insanlarindan olusur. bu adamlarin akp mi chp mi sorusuna verecegi cevabi analiz etmek de size dusuyor.

17-18 milyon secmenin benim destekledigim partiye oy verip vermemesi onemli degil. esas nokta bu insanlarin kafasiz birakilmasindan kaynaklaniyor nitekim.

bu yaziyi okuyup da bana tuncay ozkan yakistirmasi yapan bir arkadasta hayal gucu eksikligi oldugunu dusunuyorum. sanirim sizin 'aydinliga hep beraber kosuciiiz, aydinlar halkla butunlesecek' gibi idealleriniz var. buyuralim gidelim akp'li arka mahallelere, derdimizi anlatmaya calisalim. cok eglenceli olacaktir eminim.

bu arada chp; mhp ve akp'den sonra hic hazzetmedigim 3. partidir.

natura horror vacui dedi ki...

uzun uzun cevaplar vererek kişisel bir tartışmaya dönüştürme niyetinde değilim. benim kızdığım nokta "kafasız" tanımlamasıdır. bunu açıklamama gerek olduğunu da düşünmüyorum. sözünü ettiğiniz orta direğin de salt cehalet, bilgisizlik ve/veya gerizekalılık sebebiyle oy verdiğini düşünmüyorum bu partilere. farklı seçmenler farklı güdülerle oy kullanır. 3 üniversite bitirmiş, atom mühendisi adam da sadece dini kimliğiyle oy kullanabilir mesela. kullanılan oyun doğruluğunu tartışmıyorum, yapılan yakıştırmanın yanlışlığını tartışıyorum.

bu arada, hiç 'aydinliga hep beraber kosuciiiz, aydinlar halkla butunlesecek' gibi bir idealim mevcut değildir. bilakis sizin bahsini ettiğiniz manada "aydın"a inanmam. elhamdülillah komünistim, oyumu da tkp'ye verdim, aydınlık günlere ulaşmak adına da en ufacık bir umudum yok...

natura horror vacui dedi ki...

@Alper

biraz eski tarihli gerçi ama yaklaşık bir yıl önce Baskın Oran'ı radikal'de yazdığı bir yazı var kürt sorunu üzerine. seçmenlerin oy verme eğilimiyle ilgili bir şey söylemiyor ama neler düşünebileceğiyle ilgili bir ipucu veriyor. tavsiye ederim:

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=EklerDetay&ArticleID=879787&Date=30.05.2008&CategoryID=42

shelbyl dedi ki...

Turkiye sinirlari icerisinde muzdarip oldugumuz en temel sikintiya burada da dusulmus. Oy veren vatandasi "bilgisizlik, dusuncesizlik vs." ile ithaf etmek. Dogru ya da yanlis demiyorum, oyle de olabilir; ama olmayabilir de. Ve oyle oldugu varsayilarak yapilan tespit, oyle olmadigi varsayilarak yapilan tespitten fersah fersah geride kalir.

Bu ulkenin egemen profili merkez sagdir. CHP tek basina iktidarken de (acik oy gizli tasnif ile iktidarda kalirken de), DP zamaninda da, AP zamaninda da, MIlliyetci Cephe zamaninda da, ANAP zamaninda da, DYP zamaninda da, AKP zamaninda da bu boyledir. Ecevit CHP'yi bu cizginin disina cikarmistir kisitli bir sure icin; ama 70'lerin dinamiklerini zaten az cok herkes biliyor. AKP'nin bu secimde teklemesinin sebeplerinden birisi merkez sag kimligini onceki secimlerde tasidigi kadar iyi tasiyamamasi da denebilir.

Simdi "merkez sag partiye oy veren herkes kafasizdir" demek ne kadar dogru onu bir daha dusunebiliriz.

Ikinci nokta ise Turk halkinin egitimsizlikten dolayi belirli tercihleri yaptigini varsaymak. Bu ulkedeki herkes universite mezunu da olsa su secim sonuclarindan COK farkli bir sonuc alinamaz. Egitimli fasist de, dindar da, komunist de, ateist de mevcut topraklarimizda. Ha, hadi varsayalim herkes egitimini aldi, super elestirel yaklasti olaya, global ve lokal dinamikleri irdeledi: varmamiz gereken nokta Iskandinav demokrasisi olur ki gunumuzde mevcut 40 kusur partiden hicbiri bu modelin yakinindan gecemez (belki ODP biraz)

Aydinlar AKP'li arka mahallelerde dert anlatabilirler eger isterlerse; esas laf anlatamayacaklari yer on mahallelerdir. Iddia ediyorum liberal bir aydinin CHP'liye laf anlatmasi, AKP'liye laf anlatmasindan daha zordur. (Bu da bu yorumun provokatif kismi olsun)

Feryaz dedi ki...

Shelbyl'in son cumlesine sonuna kadar katiliyorum. Kurumsal egitimden gecmemis insanlar mevcut yerel guc yapilarinin egitimini aliyor, elestirel bilinc olusturamiyorsa, kurumsal egitimi almis bir cok insan da bu kurumlarin barindirdigi bir kac ideolojinin bir karmasini gercek olarak kabulleniyor. Hani bu kadar cahillik ancak tahsille olur derler ya. Devletin, dinin ve gunumuzun bazi kapitalist kurumlarinin (medya, is yeri, sendika vs.) tezgahindan gecenler ne kadar elestirel yaklasabiliyor sosyal degisimlere, ne kadar acik goruslu ya da bilimsel bakabiliyorlar toplumsal yapilara sizce? Vacui dogru soylemis, egitim oy tercihinde bir etmendir, belirleyici unsur degil. Turkiye, Misir, Endonezya gibi Musluman cogunluklu ulkelerin cogunda yeni din bazli siyasi hareketler egitimli insanlar tarafindan kurulur, yurutulur ve destekleyenlerin bir cogu da egitimli insanlardir. Egitim sekuler bir humanizm dogursaydi keske. Ama su an bu olmuyor, ve olacaginin da hic bir garantisi yok.

Deniz Kemahli dedi ki...

Argumaniniza katildigim tek nokta "universite'ye giden her adam entellektuel/bilincli" degildir durumudur ki, bu da zaten bir egitimsizliktir. optimal egitim olarak bahsettigim sey bogazici universitesi'nde doktora yapmak degil zaten.

ben de komunistim, oy verebiliyor olsam muhtemelen odp'ye verirdim. ama insanlarin "farkli gudulerle" oy kullanmasi yorumuna guldum acikcasi. insanlar guclu olana koyun gibi yonelirler, amerika ve turkiye gibi ulkelerdeki demokrasinin sorunu da buradan kaynaklanir, cunku arkasinda destegi bulunmayan partiler kaybetmeye mahkumdur. cunku insanlar "esitlik" in, "dostluk" un ne oldugunu bilmiyorlar. iste cahillik buradadir, ve insanlarin geride birakilmasi bu tip oy oranlarinin cikmasinin sonucudur. egitim olarak neden bahsettiginizi bilmiyorum, ama cambridge'i bitirip harvard'da master yapmak her zaman ideal egitim degildir.

tkp'ye oy vermek ya da baska bir partiye oy vermek de sizin "kafasiz" olmadiginizi kanitlamaz. dogrudan kendi iyiligini dusunerek baskalarinin uzerinden gecinmeyi hayal eden tembeller kesinlikle "kafasiz" ve asalaklardir.

CHP'liye laf anlatma konusunda haklilik payiniz var. Ancak AKP'liye laf anlatmak kesinlikle daha kolay degil. CHP'li olarak tanimlanabilecek insanlarin degismez degerleri ve tabulari var, ataturk gibi. AKP'lilerin ise tutunduklari baska etmenler var, din gibi. Haberleri takip etmisseniz gormussunuzdur, akp'nin %60 oy aldigi kayseri'de bir belgesel cekimi icin turk kalesine hacli bayraklari asilinca kiyametler koptu. bu nedir, nasil aciklayabilirsiniz peki?

cehalet pek tabii oy kullanma konusunda tek faktor degil; ancak turkiye'de bulunan siyasi saplantilarin kaynagi kesinlikle egitim eksikligindendir.

yani suleyman demirel de universiteye gitti ama sagci, komik bir arguman bence.

Feryaz dedi ki...

Alper'e:

Bizim urettigimiz ve medyada ortaya atilan aciklamalarin eksiklikleri konusunda kesinlikle haklisin. Bu konuda yazilan her seyi okumak neredeyse imkansiz, ama ben siyaset bilimcilerin yazdiklari makaleleri yakindan izlemeye calisiyorum. Yapilan cogu calisma ya ikinci kaynak okumalarina dayaniyor (medya analizleri vs.), ya da yakin tarihteki olaylarin teorik okumalarina. Bolgede yapilmis kapsamli bir empirik calisma bulamadim daha. Ayrica ogrendigim kadariyla yaptirilan bazi genis katilimli anket calismalari da sonuclari "begenilmedigi" icin sponsor devlet kuruluslari tarafindan genele aciklanmiyor. ABD'deki gibi secmen ve grup analizleri yapamiyoruz, cunku bolge daha OHAL'den yeni yeni cikiyor. Sivil hayata tam bir gecisten bahsetmek hala mumkun degil. Zaten bu gerceklestikten sonra bile derinlikli bir analiz yapabilmemiz icin en az 5-10 senelik detayli dataya ihtiyacimiz olacak. Kaldi ki, ihtiyacimiz olan data senin de bahsettigin cok yonlu aidiyet hislerini ve bircogu illegal ya da ustu kapali olan ekonomik iliskileri sorgulamali. Bunlari ortaya cikarmak icinse kuru bir ankete degil ayrintili saha calismalarina ve antropolojik calismalara ihtiyac var. Dogudaki sivil ozgurlukler yerine biraz daha oturdukca ve bu calismalar icin gerekli guven ortami saglandikca beklentilerimizi tatmin edecek aratirmalar gormeye baslayabiliriz. Ama yorede koklesmis, bir cogu yasa disi ya da kayit disi ekonomik iliskiler ve siyasi baglantilar devletin sivil kurumlari tarafindan kontrol altina alinmadikca bunun tam anlamiyla gerceklesebilecegine pek inanmiyorum.

natura horror vacui dedi ki...

@Deniz Kemahlı

Sizinle anlaşamayacağımız aşikar, zira "AKP Kayseri'de %60 oy almıştır. Kayseri'de çekilen belgeselde kaleye asılan haçlı bayraklara halk tepki gösterilmiştir. O zaman AKP'lilere laf anlatamazsınız" çıkarsamanız bunu açıkça ortaya koyuyor. Anlaşılıyor ki idelojisi ne olursa olsun, laf anlatamama durumu insandan insana değişiyor.

@Feryaz

Kürt meselesiyle (ya da sorunuyla; nasıl tanımlamak istediğinize göre değişir) ilgili ayrı bir yazı yazmak gerek aslında yorumlar üzerinden ilerlemektense...

Deniz Kemahli dedi ki...

''Laf anlatma'' konusuna değinmeniz iyi oldu. Verdiğiniz örnek yok, neye dayandığınız anlaşılmıyor, ve argümanınızın merkezi demokrasi soslu bir komediden başka bir şey değil.

Aradaki farkı anlamanız için söylüyorum, eğer bir CHP'li türbana karşı çıkıyorsa, türbanın kadın özgürlüklerine bir engel olduğundan dolayı değil, türbanın kendi algılama sisteminde 'öcü' olarak kayıtlı olmasından dolayı karşı çıkar. Tam tersi de AKP'li için geçerlidir. İstisnalar var mıdır, sürüsüyle. Ama siz, türban takmanın bir özgürlük olduğunu ifade ederken, türbanın kadının asimilasyonu ve ezilmişliğinde oynayan rolu sadece CHP karşıtlığı yapmak için reddediyorsanız, ben size o noktada 'liboş' derim. Sizin yaptığınıza da TOK'de ve ekşi sözlük'te ad hominem denir.

Bakış açınızını sonuna kadar takdir ediyorum, ve eğer insanların naif olduğunu düşünseydim sizinle paralel bir görüşe sahip olurdum. Bireyleri suçlamak yerine toplumsal yapılanmayı, dolaylı olarak kendimi ve sizi de suçluyorum. Hipotezim ise tabii ki 'Eğitim şart' gibi basit bir cümleye indirgenemez, ama eğitim'in gerçekten temel bir olgu olduğu gerçeği göz ardı edilemez.

Her neyse siz şimdi 'bu adamla anlaşılmaz' diyip kitabınızı koltuğunuzun altına koyup gidersiniz. Onda da haklısınız, blog'dan tartışma mı olur...

natura horror vacui dedi ki...

herhangi bir akademik söylem içinde değilim. chp'nin türbana karşı tavrından da söz etmiyorum. ben insana inanırım. savunduğum şey de bu yönde. bunun ötesinde bir açıklamaya ihtiyaç duyduğumu sanmıyorum. yazdığımı chp karşıtlığı veya akp yandaşlığı olarak yorumlamak tamamen sizin elinizde. ben partilerüstü bir yorum yapmaya çalıştım. belirtmeye çalıştığım seçmenin insan olduğu, insanın da -ideolojisinden bağımsız olarak- üzerine herhangi bir yafta yapıştırılarak yargılanamayacağıydı; hele hele söz konusu olan "kafasız"sa... benim inandığım "insan"ı -ki bu durumda 'tanrı' kavramı yerine kullanılmıştır- "demokrasi soslu bir komedi" olarak tanımlamak sizin takdirinizdir.

bu arada, ad hominem'e her yerde ad hominem denir... (örneklemek gerekirse bu cümle:-))

Deniz Kemahli dedi ki...

Ad hominem'in ekşi sözlükte var olduğunu söyleyerek basit bir ironi yapmıştım da neyse boşverin.

Benim verdiğim örnekle anlatmaya çalıştığım da partilerüstü bir düşünce idi zaten. İlk yazdıklarınızdan itibaren (Tuncay Özkan ile başlamış) kendimi bir chp'li milliyetçi etiketi altında buluyorum, o nedenle böyle bir örnek verme gereği duydum.

Yanlış anladığınız nokta şu, akp'li ve chp'li, bunlar kafasız, o halde keselim gibi bir durum yok ortada. Meşhur bir fıkra vardır, padişah sarayını büyütmek için paraya ihtiyaç duyar, sadrazamına bu parayı nerden bulacağız der, ve sadrazam da şu köprüye bir adam koyalım gelenden geçenden vergi toplasın der. Adamı koyarlar, bir süre sonra padişah köye iner ve sorar 'bi maruzatınız var mıdır' diye. kimseden ses gelmez. padişah ikinci adamı koyar, yine köye gidip sorar, kimseden ses çıkmaz. Allah allah der sadrazamına, 'o halde köprünün ortasına bir adam koyalım geleni geçeni becersin' der. bir süre sonra padişah tekrar köye iner, 'bir maruzatınız var mıdır' diye sorar. kimseden ses çıkmaz. ikinci kez sorunca utana sıkıla bir adam öne çıkar.

Padişah derdin nedir köylü der, köylü de, 'padişahım, iki altın verginize hiçbir sözüm yok da, köprünün ortasına bir adam daha koysanız ya, akşamları çok sıra oluyor.' der.

bu basit fıkrayı türkçe dersindeki gibi metni anlama sorularıyla pekiştirmeye gerek yok haliyle; ancak inancınızı koruduğunuz insan doğaları gereği genlerini korumak ve genişletmek etrafında hayatını şekillendiren bir canlı. ben sizin inandığınız insana inanamıyorum, kusura bakmayın. ve dünyayı kendim dahil o insanlara bırakabilecek cesareti de taşımıyorum. bu nedenle içimden geldiğince insanları 'kafasız' olarak nitelendirebiliyorum.

her neyse, insan üzerine düşüncelerimin bi kısmını öğrenmek isterseniz: http://denizkemahli.blogspot.com/2009/03/difference-between-savage-and-human.html

shelbyl dedi ki...

"Ama siz, türban takmanın bir özgürlük olduğunu ifade ederken, türbanın kadının asimilasyonu ve ezilmişliğinde oynayan rolu.."

Aslinda bu konu uzerine de ciddi bir yazi yazilabilir. Turbanin kadinin asimilasyonu ve ezilmisliginde rol oynamamasi, devletin turbana bu gozle bakmamasinda baslar bir yerde. Turk kadini turbandan dolayi degil, ataerkil geleneklerinden kopamadigindan dolayi ezilmistir. Ailenizdeki kadinlar (eger baslari aciksa) cok mu ozgur, cok mu haklarinin bilincinde; yoksa modernite sosundan nasibini almis kocalarinin cizdigi cizgide mi ozgurler? Eger bahsettiginiz ekonomik ozgurlukse, turbanli kadinlarin ekonomik ozgurlugune kavusamamasinin sebebi ne?

Belli bir egitim/bagimsiz yasam (farz-i misal universite) sonucunda aydinlanmis bir kadinin turban takmasini beklemeyebiliriz; ama eger siz "Turban kadini asimile eder, biz turbana karsiyiz, o yuzden bu insanlari universiteye sokmuyoruz" derseniz; bu insanlar o hedeflediginiz aydinlanmayi yasayamaz zaten.

Kadinin asimilasyonundaki rol turbandan cok, "Kadinlar is ariyor ondan issizlik artti" diyen, "Is istiyoruz" diyen kadinlara "Colugunuz cocugunuz yok mu?" diyen, "Bu etek cok kisa, niye kolsuz giyiyorsun lan?" diyen, "Bagyan paranizin ustu buyurun" diyen insanlardadir. Bu insanlar bakanliktan sanatciliga, memurluktan iscilige bir cok mevkide bulunmaktadirlar.

Turban siyasal simgedir, evet, ama sadece "siyasi Islam" gibi zibidi bir kavramin siyasal simgesi degil; ayni zamanda kadinin ilerlemeyisinin sucunu "otekiler"e atmak isteyenlerin de siyasi simgesidir.

Alper dedi ki...

"'Gobeginin Kasiyan Adam' Guvenoyu Aldi", Oral Calislar, Radikal

‘Seçmen AKP’ye ders verdi’ diyor birisi. Bir başkası rahatladığını söylüyor. Bir başkası, seçmenin hangi mesajları verdiği üzerine yorumlar yapıyor. AK Partinin oy kaybettiğini görünce aniden seçmene güvenmek gerektiğini ‘fark eden’ ve seçmenle ‘yakından’ ilgilenmeye başlayanlardan söz ediyorum...

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&ArticleID=928980&Yazar=ORAL%20%C7ALI%DELAR&Date=01.04.2009&CategoryID=98

Deniz Kemahli dedi ki...

@Shelbyl

Burak abi söylediklerine ataerkil baskısı konusunda tabii ki katılıyorum. Başı açık olan çoğu kadın da erkek hegemonyası altında ezilmektedir, doğrudur. Ancak benim orada anlatmaya çalıştığım şey, basit olarak genel anlamda türban takmanın zaten özgürlük olarak değerlendirilmesinin absürtlüğü idi, kaç kadın türbanı isteyerek takıyor ki?

Su götürmez bir şekilde bunun arkasında erkek egemenliği var. Ancak sence türban konusuna destekleyici bir yaklaşıma sahip olmak, 'karı'larını türban takmaları için döven güruhu daha fazla alevlendirmez mi?

Özgürlük konusunda hemfikir olduğumuzu sanıyorum, kafasındaki bez parçasına bakmaksızın herkes üniversiteye girebilmeli, devlet kademelerinde çalışabilmeli. Mamafih, türban dini kesimin kadını tutsak etme yöntemlerinden biri değil midir? o halde bu konuya ne çeşit bir özgürlük anlayışıyla yaklaşılmalıdır?

''ayni zamanda kadinin ilerlemeyisinin sucunu "otekiler"e atmak isteyenlerin de siyasi simgesidir.'' Buna da büyük ölçüde katılıyorum, yine de üstte dediğim gibi, bu türban konusuna postmodern bir bakış açısı vermemizi gerektirmiyor, çünkü bu büyük bir çözüm gibi gözükmüyor. Olsa olsa islam'ın modernitesini, buna bağlı olarak da tangalı türbanlı sayısını artırabilir.

konu çok dağıldı ya.

ahmetkizilay dedi ki...

Cidden kaç tane kadın türbanı isteyerek takıyor? Bir anket sonucu var mı elimizde? Sandığımızdan çok daha fazla kadın isteyerek türban takıyor olabilir.

Tangalı türbanlıların sorunu ne? İslam'ın modernitesinin artması ne oluyor? İslam birinci günden itibaren zaten bir evrim geçirmiyor mu? Bir kadının "ben müslüman'ım ama türban takmıyorum" demesi ile uzun etekli ve türbanlı bir kadının altına tanga giymesi arasında ne fark var?

natura horror vacui dedi ki...

türban konusunun bu kadar kolay geçiştirilebilecek bir konu olduğunu düşünmüyorum. hatta ve hatta sadece ataerkil geleneklerle açıklanabileceğini de düşünmüyorum. asıl sebebi bence türk devriminin tepeden inme bir devrim olmasıyla alakalı. uzun uzun yazmak lazım bunun üzerine. hatta yazmayı da planlıyorum bir boş vakitte.

shelbyl dedi ki...

Turbani aterkil geleneklerle aciklayamazsin zaten, ben ataerkil gelenekleri kadinin ezilmesinde onemli bir sebep olarak gosterdim. Turk devriminin ektigi tohumlarin deniz kiyilarinda hafif meltemin etkisiyle tutup, daglarla cevrili Orta Anadolu'ya nufuz edememesi gibi bir sorun var herseyin basinda.

Bu turban konusunu komple ayri bir baslik altinda tartismak cok daha mantikli olacak aslinda, ama Deniz'in sorusuna kisaca cevap vereyim:

Turk kadini geleneksel olarak basini kapar. Benim anneannem de kapar, babaannem de kapardi. Onlar basortusu takardi, gunumuz kizlari basortusu yerine turban takip daha modern oluyorlar, koylu gibi durmuyorlar. "Kac kadin isteyerek turban takiyor?" sorusunun cevabi biraz burada aslinda.

Bir de basortusu ile turban arasindaki yapay ayrim var ki, onu irdelemek icin turbanin kokenlerine inmek gerek. Yahu hakikaten bu konuda bir yazi yazalim. Ben 3 gune yazarim umarim.

Deniz Kemahli dedi ki...

Yazilacak turban temelli bir yazi altinda sorulara cevap vermeyi daha uygun goruyorum...

Alper dedi ki...

"Bir de basortusu ile turban arasindaki yapay ayrim var ki, onu irdelemek icin turbanin kokenlerine inmek gerek"

Burakcim istersen Deniz Baykal'a rica et, o yazsin. Bu konuda muhtesem derinlemesine bilgilere sahip bildigim kadariyla.

[Off tasimi da yorum bolumunde attim kactim..]