2011 Uludere katliamı: 29 Aralık 2011. http://yalnizdegilsinvan.wordpress.com

30 Temmuz 2009 Perşembe

Bayrakları bayrak yapan üstlerindeki kanmış...

Türk milliyetçilerinin en çok dem vurduğu, şehit kanıyla sulanmasından girip, ay yıldızına başını koyduğu Türk bayrağının nasıl bulunduğu efsanesi herkesçe malumdur. Efendim, Mustafa Kemal Paşa, Sakarya Meydan Muharebesi ardından, sözde gece vakti savaş alanını gezerken henüz pıhtılaşmamış bir kan gölü üzerinde hilal ayın ve bir yıldızın yansımasını görmüş, şehit kanıyla sulanmış bu toprakların simgesinin bu olacağını ilan etmiş.
İlkokul 3. sınıf bilgilerimiz Türkiye Cumhuriyeti bayrağının tarihinin bu şekilde olduğunu söylüyor. Fakat... Burada da görülebileceği üzere Sakarya Meydan Muharebesi'nden çok seneler önce bu bayrak Osmanlı Devleti tarafından kullanılmaktaydı. Resmi bayrak olarak kullanılması 1844, bu tarihten önce sekiz köşeli yıldız hali, Osmanlı donanmasında da kullanılmaktaydı. Demek ki, Atatürk'ün kan gölüne bakıp bayrak bulduğu bir yalanmış. Şimdi gelelim ikinci efsaneye, bu efsanede olaylar aynı, fakat kişi, zaman ve savaş farklı. Kişi I. Murad, zaman 1389, savaş da 1. Kosova muharebesi.
Atatürk'ün Türk bayrağını bulduğunu söylemekten daha az abes bir iddia olduğu kesin. Ancak bu iddiada da, (kan gölüne ay yıldız yansıması dışında) kafa karıştırıcı bir durum var: Osmanlı devleti 1453 yılına kadar kayı boyunun işareti olan bir sembolü veya düz kırmızı bir sancağı kullanıyor. 1389 tarihinden sonra değişmiş bir bayrak yok. Ay yıldızlı bayrak 1389 tarihinde bulunmuşsa kullanımı neden 1453'e kadar ertelenmiş?
Şimdi gelelim bir başka teoriye: Bu teoride ne bir kan gölü var, ne de Türkler! Efsaneye göre Byzantion (Şu anki İstanbul şehrinin M.Ö. 667'de kurulduğu ilk adı), o zamanki grek şehirlerinin geleneğine göre (Nasıl Atina şehri Athena'ya adanmışsa), Ay tanrıçası Artemis'e adanıyor. Byzantion'un da bayrağı bu minvalde kırmızı bir zemin üzerine Artemis'in sembolü olan hilal ay oluyor:
(Başka bir efsane de bayrağın Büyük İskender'in babası II. Philip'e karşı kazanılan zaferdeki payından dolayı Ay ve büyü tanrıçası Hecate'ye adandığını söyler.) Tamam ay var ama yıldız nerede? O da burada: Büyük Konstantin İstanbul'u başkent yaptıktan sonra, bakire Meryem'in işareti olan (ve ayrıca kendisi, ve Milvian köprüsü zaferi için son derece önemli olan) yıldızı Ay'ın yanına nazzar boncuğu gibi konduruyor! Sene kaç? M.S. 330. Kosova savaşına kaç sene var? 1000. Bayrak nasıl? Al buyur:
Eski bizans sikkeleri:
Bizans'ın ve Konstantinopolis'in bayrağının nasıl çıktığı elbette efsane. Efsane değil gerçek olansa, Konstantinopolis'in bayrağının kırmızı zemin üzerine hilal ay ve yıldız olması. Bu sembolün Türklerden 1000 sene önce kullanılmış olması. Fakat Türkler bu sembolü savaş alanındaki kan gölüne yansıyan hilal aydan mı yoksa Konstantinopolis'ten mi almışlardır, ben bilemem :D

10 yorum:

shelbyl dedi ki...

Daha gecen gun bunu birine aciklamaya calistim da, zor is hakikaten.

Everfever dedi ki...

Ay yıldızın Konstantinopolis bayrağı olduğunu mu, yoksa kan gölü üzerindeki hilal ve yıldız hikayesinin ne kadar uyduruk olduğunu mu?

shelbyl dedi ki...

Ikincisi abi, yavas. Bunu anlatamadigim adama ilkini nasil soyleyeyim?

sokaktaki adam dedi ki...

şöyle bir şey de var "atatürk ve bayrak" konusunda;

http://avanosgazetesi.com/index.php/component/haberfoto/spor/futbol/index.php?view=article&catid=1%3Aguencel-&id=1199%3Aatatuerk-ay-yldzl-bayrak-yerine-hangi-bayra-getirmeyi-dueuenmuetue&format=pdf&option=com_content&Itemid=263

"bayrak"la ve üstüne yüklenen zilyonlarca anlamla zaten bi' hoşlaşmıyorum ama, illa ki ikisinden birini tercih edeceksek, ve de atatürk'ün kafasındaki bayrak hak'katen de oysa, neyse ki değişmemiş =p

bu arada bi' de şöyle bi' şey dikkatimi çekti: aşağıdaki adreste, yukarıda adı geçen '"enver behnan şapolyo"ya ilişkin medyada çıkan haberler' var ve bu bayrakla ilgili haberin yer bulduğu gazeteler yalnızca tevhidhaber, zaman, haberaktüel falan. bunu haber kaynağının iha olmasına mı vermeliyiz, haberin kolpalığına mı, 'öbür tarafta duran' yaygın medyanın şu anki bayraktan memnun olmasına, efsaneye herhangi bir leke sürülmesini istememesine mi, yoksa başka bi' şeye mi..? bilemedim, bildiriverin bi'.

http://www.tumgazeteler.com/haberleri/enver-behnan-sapolyo/

enver behnan şapolyo da şu imiş;

http://tr.wikipedia.org/wiki/Enver_Behnan_%C5%9Eapolyo

egiboy dedi ki...

bir de "kızıl elma" olayı üzerine bir analiz isterim ben.

Everfever dedi ki...

Atatürk'ün kafasındaki bayrak hakkaten oysa, verilmiş sadakamız varmış diyorum :D. Evlerden ırak, o neymiş ya...

"kızıl elma" mevzu nedir? Konstantinopolis'in "kızıl elma" namıyla mı anılması? (Kusura bakmayın, sabahtan akşama kadar kitap editlemekten, çeviri yapmaktan, normal insan konuşmasını hemen anlayamıyorum)

shelbyl dedi ki...

Kizil elma Turk devlet anlayisinin ezeli idealidir.

Eger bunu begendiyseniz sunlari aratiniz:

Dunya hakimiyeti, Turk birligi, Ziya Gokalp.

Adsız dedi ki...

Şu anki bayrak meclisin seçtiği bayraktı. Atatürk'ün istediği bayrak, Gök Mavisi üzerine kırmızı kurt başıydı. Mahmut Esat Bozkurt'un yazılarında bunu dile getiriyor zaten. Yukarıda verilen bilgi yanlış..

kesik dedi ki...

Ben şunu okudum kızılelmayı öğrenmek için. Fena değildi: http://ulkucu.bloggum.com/yazi/kizil-elma-ulkusu.html

Sonundaki "Türkler için Kızılelma, üzerinde düşünüldükçe uzaklaşan ancak uzaklaştığı oranda cazibesi artan idealler veya hayallerdir." alıntısına da bayıldım açıkçası.

natura horror vacui dedi ki...

@kesik

linkini verdiğin yazının öyle bir girişi var ki, bir an holy grail'le karşı karşıya kaldım adeta.