2011 Uludere katliamı: 29 Aralık 2011. http://yalnizdegilsinvan.wordpress.com

16 Ocak 2010 Cumartesi

Batıyor Kardeşim #2 - Eşcinsellik

Türkiye adlı ironi cennetinde sıklıkla gündeme gelen bir konu eşcinsellik. Gündeme gelen dediysek, öyle Batı ülkelerinde olduğu gibi "eşcinsel evliliği, çocuk edinme hakkı, temel haklardan yararlanma" falan gibi ufuk açıcı bir şekilde gündeme gelmiyor. Bilakis, Anayasa Profesörü bir adamın "Eşcinseller de eşitlik istiyor, verecek miyiz?" dediği bir ülkedeyiz. Daha fazla rezalet için Hormonlu Domatesi ödüllerini takip ediniz.

Bana esas batan bu değil ama. Homofobik toplumuz, tamam, değişmemiz lazım, tamam. Sabrederiz. Esas batan, Türkiye'de eşcinselliğin algılanışı, ve de aslında ne kadar eşcinselliğe yatkın davranışlar gösterdiğimizin farkında olmamamız. Diğer bir deyişle, iki yüzlülüğümüz.

Bir başlasak padişahlara kadar yolu var da, daha çok gündelik yaşama odaklanalım. Bir kere şu var: "Göster amcaya çükünü!" Şimdi amcanın niye çük görmek istediğini geçtim, eşcinsellik boyutunu da geçtim, bu düpedüz çocuk pornosu/teşhirciliği yahu? Küçük çocuğun çükünü niye sergiliyorsun birader? Neresi zevkli bu işin?

Sonra ortaokul dönemi, erkek çocukların testesteronunun artmaya başladığı dönemler. "Pandik" denen bir olgu var mesela, ben elim g.tümde gezdim 3 sene. Sınıfta 20 erkek, 15'i birbirine pandik atma sevdasında. Ron Jeremy gelip filmini çekse tiraj rekorları kırar. Sonra bir muhtar oyunu var, arkadaşını yatırıp pantolonunu açıyorsun. Birbirinin donunu indirmeler, İstiklal Marşı okutmalar falan hak getire. Mesela küfürlerde de bir ilginçlik var. "Senin g.tüne koyayım!" Biliyorsunuz ki -a, -e eki istek kipi ekidir.

Ama tüm zamanların en çarpık bakış açısı listesi yapılsa ilk 3'e girecek tez şu: "İki erkeğin cinsel birleşmesinde aktif olan heteroseksüel, pasif olan eşcinseldir." Niye mi? Çünkü Türk erkeği için eşcinselliğin sembolü baş parmak ile işaret parmağının birleşmesi ile yapılan işarettir. Tekerlek. Herkes girip hava basıyor ehi ehi. Bre dingil, o tekerleğe giren pompa ne ya? Eşcinsellik muayenesi: Makata bir obje girmiş mi girmemiş mi? Transseksüel ile birlikte olup hala daha içtenlikle "heteroseksüel" olduğuna inananlar var. Ben "g.tün cinsiyeti olmaz." diye bir laf duydum bir heteroseksüel arkadaştan. Acayip işler bunlar.

Başka bir çarpıklık da eşcinselliği sadece erkek ile ilişkilendirme. İki tane kızı öpüşürken görse penisine saatte 300 km hızla kan pompalanacak beyimiz, gayet rahat bir şekilde eşcinselliği lanetleyebiliyor, "biyolojik anormallik" diyebiliyor. İyi de paşam, biyolojik anormallikse, çükün niye heyecanlandı?

Benzer bir sorun da şu: Mesela Serra Yılmaz Hülya Avşar adlı bağyanın "Türk milletini geylik bozar, Ferzan'ın filmleri hep gey, ama gey gey gıy gıy" gibi saçma bir cümlesi üzerine "Türk erkeklerinin %60'ı gay zaten!" dedi, aboov, kıyamet koptu. Neymiş Yılmaz sosyolog muymuş, araştırma yapmış da mı kanıtlamış bidi bidi bom. Yahu kadın laf attı, sanki bilimsel bir tez sundu gibi niye değerlendiriyorsun? Neyi kanıtlama ihtiyacındasın, neden korkuyorsun? Peki Yılmaz "Türk kadınlarının %60'ı lezbiyen zaten!" dese ne diyecektin? "Ohş." O zaman kapa çeneni de otur.

Peki niye böyle? Ataerkil, erkeğin sürekli övüldüğü, yüceltildiği bir toplumda, homoerotik ögelerin oluşması kaçınılmaz. Sana sürekli "erkek adam, erkek ol, erkek gibi" denirse sen de "Ay erkek!" dersin bilinçaltında. Bu durum çok normalleştiği için, toplumun anormalize ettiği şeyi iyice uç göstermen lazım. Bu yüzden eşcinsellik önkoşulu kıvırtarak yürümek ve "ayol" diye konuşmak oluyor. Bunları yapmıyorsan eşcinsel değilsin, istersen oğlan çocuklarına ağzının suyu akarak bak, fark etmez. Senin bıyığın ve göbeğin var, ne demek ibnelik!

İki yol var. Ya eşcinsellik denen olgu ile adam gibi yüzleşeceğiz, ya da eşcinselliği öcü, anormal vs. gibi göstermeyi bırakacağız. Eşcinsel kimliği ile Türkiye'de yaşamaya çalışanlar kadar cesaretimiz varsa tabii.

13 yorum:

Adsız dedi ki...

Shelbyl, simdi okudum bitirdim yazini. 10 numara olmus yazi.

Bu arada yazinin icerigi acisindan ilk defa herhalde seninle tamamen ayni fikirdeyiz. :)

Orlando

meltem dedi ki...

Daha dun biz de bu aktiflik pasiflik olayini konusup anlamaya calisiyorduk. kalp kalbe karsiymis mi desem ne desem?

cok basarili bir yazi olmus shelbyl. dunku konusmada birinin dedigi gibi, bir de "ibne" kelimesinin bir hakaret olarak kullanilmasi var. bunu asagilayici bir kelime olarak kullanan bir toplumda, gercekten escinsel olan insanlar bir de bunu kimlikleriyle bagdastirma sorunu cekiyorlar.

yine ayni arkadasin bahsettigi, "a jihad for love" diye bir belgesel var, musluman homoseksueller uzerine. o da cok enteresan, bir baska kimlik bagdastirma sorunu.

son olarak da, ilk gey tore cinayeti olarak gorulen, Ahmet Yildiz cinayetinden bahsedeyim. (http://ahmetyildizismyfamily.blogspot.com/)
Bu mesela, her ne kadar utanilacak, yok edilecek bir sey olsa da, escinselligin bir yandan da kabul gormeye basladigini gosterir mi?

egiboy dedi ki...

orlando ve meltem'in de belirttikleri gibi, on numara, hatta on nümero bir yazı olmuş. eşcinselleri eğlence ve "eğlence" sektörlerinde yer almaya zorlayan anlayışa da değinseymişsin dedim sadece.

ek olarak, "ibne" tabirinin küfür olarak kullanılmasının sağlıklı bir toplumsal gelişmişlik ölçüsü olamayacağını söylemek isterim. eşcinsellerin kendilerini ifade etmekte çok daha serbest oldukları amerika'da da bir "fag(got)" muhabbeti döner durur. yalnız değiliz yani.

Murat dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Murat dedi ki...

Süper "parça" olmuş. Yani argümanı o kadar net ve sağlam ortaya koymuşki shelbyl itirazı olan birisi sadece "ibne misin lan sen" der. (next stop ironiaaa)

eski bir soru işareti de orataya çıktı tekrar bu arada-
"Eşcinsellik muayenesi: Makata bir obje girmiş mi girmemiş mi?"
Şimdi o işlem kendi içinde çelişmiyor mu? Yani bir şey girmiş mi girmemiş mi diye bakmak için bir şey giriyor... bilemiyorum...

voodoo girl dedi ki...

eşcinsel karakter var diye yabancı dizilerin başına "çocuklara kötü örnek olacak" ibaresi yerleştiriliyor bu ülkede, dayak sahnesi içeren türk dizilerinde bir problem yok ama. yabancılardan araklanan dizilerde gay abi karakteri değiştirilirken baba karakterinin kızı yaşındaki biriyle imam nikahı kıyması sorun teşkil etmiyor.

insan en çok başına gelme ihtimali olduğunu düşündüğü şeyden korkarmış. "götün cinsiyeti olmaz"cıların ülkesinin homofobik olmasını başka türlü açıklayamıyorum ben.

Bee dedi ki...

üstüne şu an paper yazdığım bir konu, spesifik olarak Osmanlı edebiyatında homoseksüellik. bu konuda tavsiye edebileceğim bir kitap "the age of beloveds". korktuğumuz ve kaçtığımız bi konu bu...

pembepanter dedi ki...

bu yazi yuzunden sitenin arama motorlarindan gelen trafigi 200% artmazsa turkiye'de hakem olurum :)

sebeklik bir yana, turkiye'de transeksuellik escinsellikten daha cok kabul ediliyor. bunu cok iyi anlamiyorum, ama aklima iki neden geliyor.

Birincisi, insanlarin cinsiyet ve seksuelligi cok farkli algilamasi. Toplum buyuruyor ki, ancak bir erkekle bir kadin beraber olabilir: "Lezbiyensen, 'erkek' ol, gaysen, 'kadin' ol."

Ikincisi toplumdaki ornekler (rol modeller). Zeki Muren ve Bulent Ersoy gibi basarili, toplumun saygisini ve sevgisini kazanmis kisiler transeksuellik kavramini halkin gozunde "kabul edilebilir" kiliyor.

Birinci neden, malesef kendi kendi icinde celisen, cirkin bir neden. Ikincisi ise daha yapici, cunku basarili, toplumun saygisini kazanmis gay ve lezbiyen unluler, bunu acik acik soylerlerse, toplumun escinsellige bakis acisi da degisebilir (umarim).

ahmetkizilay dedi ki...

Homoseksuellik ve gaylik bence ayri kavramlar olarak algilanmali. Homoseksuelligi ayni cins ile cinsel iliskiye girmek olarak, gayligi de bir homoseksuelligi ortak payda olarak ele alan bir kultur olarak gorebiliriz. Yani ayni cins ile iliskiye giren kisi homoseksuel bir iliskiye girmistir ama bu onun gay oldugunu kosutlamaz. Yani o arkadasinin gotun cinsiyeti olmaz dedigi gibi, sonucta cinsel tatminlik mekanik bir kavramdir. Sonuc olarak damacanaya sokan genc damacanaseksuel degildir. Yani bir erkegin sahip oldugu anuse giris yapmak onun cinsel kimligi hakkinda cok fazla bilgi vermez. Bir heteroseksuel kisi bir transseksuel bir insanla cinsel iliskiye girdiginde gunun sonunda kendi heteroseksuel fantezisini tatmin ediyor. Dolayisiyla bunun homoseksuellikle bagdastirilmasi bence yanlis olur.
Dedigin gibi ataerkil toplumda oldugumuz icin gucluluk erkeksi ogeler ile sembolize ediliyor. Bir babanin cocugunun penisinin buyukluguyle gurur duymasi ve arkadaslarina gostermesi bu guc isteginin bir uzantisidir. Yuzeyde cinsel kavramlar olmasina ragmen, arkasinda yatan dusunce ve algilanis tamamen bu yuzeysel cinsellikten uzak oldugundan dolayi bence bu ornegin yazinin geneline iyi hitap edemiyor bence...
Ayrica bu ataerkil guc dengesinden devam edersek, siken gucludur, sikilen gucsuz ve yeniktir diye bir sonuc cikiyor. Iki erkegin birbirine "gotunu sikeyim" diye kufur etmesi, ya da ortaokul'da cocuklarin birbirlerine pandik basmasi escinsellik degil, karsisindaki erkegi emasculate ederek, onu erkekliginden, yani gucunden koparmak oluyor.
Tabii ki bu tavir escinsellige bakisi yanli bir sekilde bicimlendiriyor. Toplumdaki escinsellere yapilan baskiyi ve ayrimciligi acikliyor. Fakat bu ornekler toplumuzda gizli kalmis, bastirilmis ya da dormant bir escinsellige isaret de etmiyor.

shelbyl dedi ki...

Hayir zaten o degil olay.

Ben diyorum ki, damacanayla iliskiye giren adam gidip sagda solda "Damacana mi, ahaha, o su bile tasiyamaz, patlak olm o!" derse ikiyuzluluk etmis olur. Ya da "g.tun cinsiyeti olmaz" diyen adam bu cumlenin ima ettigini de soylesin, "evet, ben escinsel iliskiye girdim" desin. Yoksa ben "Turk toplumu gizli escinsel ama farkinda degil" demiyorum; dedigim "Turk toplumu escinsellikle iliskilendirdigi davranislari yapip yapmiyor ayagina yatiyor" diyorum.

Ki bence escinsellik denilen sey "siyah-beyaz" degil. Ben Kinsey'nin dedigine katiliyorum, her insan 1'den 6'ya kadar bir olcekte escinseldir. Bunun sebebi ister kultur, ister insan dogasi, ister cinsiyet denen seyin sonradan empoze edilen bir rol dagilimi olmasi olsun. (Turkcede sex/gender ayrimi nasil yapilmakta, ya da var mi boyle bir ayrim?)

Cinsel kimlik denen olgu, eger kesinlestirilmeye calisilirsa, benim gozumde "Dini: Islam, Medeni Hali: Bekar" hanesinden oteye gidemez.

Uzun lafin kisasi, "Yani bir erkegin sahip oldugu anuse giris yapmak onun cinsel kimligi hakkinda cok fazla bilgi vermez." lafina itirazim cok farkli bir acidan geliyor. Cinsel kimligi olmak zorunda degil, ama onu ozdeslestirdigi cinsel kimlikle ortak elemanlar tasidiginin da farkina varsin.

Bu saatte kurdugum cumleler umarim yeterince anlasilirdir.

sokaktaki adam dedi ki...

şimdilik gidişata karışmadan sadece burak'ın sorusuna ilişkin bir şey diyeyim;

sex/gender ayrımı türkçede şöyle;
sex = cinsiyet veya "biyolojik cinsiyet"
gender = "toplumsal cinsiyet"

eren dedi ki...

Sokaktaki Adam'in kullandigi ayrimi alaraktan ortaya bir iki soru sormak istiyorum. Cevaplar hakkinda fikri/bilgisi olanlar varsa okumaktan memnun olurum. Eger yanlis anlamadiysam biyolojik cinsiyetten (sex) kastimiz penisin mi var yoksa vajinan mi sorusuna verdigimiz cevap. Toplumsal cinsiyet (gender) ise bireyin kendini cinsel olarak nasil tanimladigi, ne tur cinsel tercihlere sahip oldugu ile ilgili. Biyolojik cinsiyet tamamen genetik olarak belirlenirken toplumsal cinsiyet icin anladigim kadariyla su kadari kultureldir veya bu kadari genetik aktarimdan dolayidir gibi net bir cevap veremiyoruz. Bu da bizi escinsellik ne olcude ozgur irademizle yaptigimiz bir tercih sorusuna getiriyor. Toplumsal cinsiyetimiz tamamen sosyal bir tercih mi? Yoksa hangi toplumsal cinsiyeti benimsedigimiz kismi olarak genetik egilimler ile alakali mi? Simdi diyebilirsiniz ki bu sorularin ne onemi var. Belki de bu sorulara cevap aramanin gereksiz ve hatta bu sorulara cevap aramanin etik acidan sorunlu oldugunu dusunuyorsunuz. Ben bu konuda kendini homoseksuel olarak konumlandiran insanlarin ne dusundugunu, aralarinda fikir ayriliklari olsa bile genel egilim sudur gibi bir durusun olup olmadigini merak ediyorum. "Gender tamamiyle sosyal bir yapidir" onkabulu hakkinda ne dusundugunuzu de merak ediyorum ayrica.

sokaktaki adam dedi ki...

konuyla ilgilendiğim ve lisansta "türkiye'de eşcinsellik" üzerine bir bitirme tezi (bir arkadaşımın deyimiyle 'ibneliğin kitabını') yazdığım için yazıyla ve yorumlarla ilgili söyleyecek bi'kaç bi' şeyim var ama önce daha kolay gelenlere yanıt vermeyi tercih ediyorum, diğerlerini biraz daha derli toplu yazmak istiyorum zira.

@eren

abi "biyolojik cinsiyet", "toplumsal cinsiyet" ve "cinsel yönelim" farklı şeyler olarak kabul ediliyor. en azından konunun benim bildiğim kısmında böyle.

biyolojik cinsiyet = sex -> erkek/dişi = male/female -> insanların üreme vasıfları nedeniyle doğuştan gelen, genetik özellikleri. değişmesi kolay değildir, ameliyatlar ve organların yaratımını gerektirir. tam bir geçiş her iki yönde de mümkün değildir. evrenseldir.

toplumsal cinsiyet = gender -> erkeksi/kadınsı -> bireylerin, kültürlerin, toplumların, insanların erkeksi ve kadınsı bulduğu özelliklerine ilişkin kişisel nitelikler. küpe takmanın "kadınsı"lığı, kısa saçın "erkeksi"liği gibi. coğrafyaya, kültüre, dine, dile göre yüksek oranda değişkendir.

cinsel yönelim = sexual orientation -> aseksüel/biseksüel/heteroseksüel/homoseksüel... gibi -> cinsel yönelim de, kabaca insanların kendi cinslerine, karşı cinse, her iki cinse karşı hissettiği veya her ikisine de hissetmediği duygusal veya cinsel çekimle ifade edilir. biyolojik cinsiyetle çok sıkı bağları yoktur. yani bir kişinin heteroseksüel olmasıyla, dişi ya da erkek olmasının arasında herhangi bir bağlantı -en azından bildiğim kadarıyla- yoktur. toplumsal cinsiyetle nispeten alakadardır; kabul gören ve yaygın olan heteroseksüellik olduğu için diğer yönelimler sapkın/yanlış olarak görülebilmekte ancak her geçen gün daha fazla bilim insanı tarafından "en az heteroseksüellik kadar normal" olarak görülmektedir. "cinsel yönelimle" ilgili en yaygın yanılgı da bunun bir "tercih" olduğunun düşünülmesi. tabii ki bunun bir tercih olmadığını düşünen/bulan araştırma(cı)lara göre. ben de konuya mevzubahis araştırma(cı)larla aynı yerden bakıyorum. zira bu şekilde özellikle de dinler aracılığıyla insanların lanetlenip nefret cinayetlerine kurban edilmesi meşrulaşıyor. neyse, o başka konu şu an.

buraya kadarki kısmın biraz açıklayıcı olduğunu umuyorum. yarın iş güç olduğu için burada kesiyor ve "biyolojik cinsiyet tamamen genetik olarak..." diye başlayan cümle ve sonrası için de yarın devam edeyim istiyor ve herkese iyi geceler dileyip yatıyorum =)