2011 Uludere katliamı: 29 Aralık 2011. http://yalnizdegilsinvan.wordpress.com

13 Ocak 2010 Çarşamba

Batıyor Kardeşim! #1 - Bağyan

(Bu post'a ve düşünceye fark etmeden vesile olan sokaktaki adam'a da teşekkür edeyim.)

Beni bilenler bilir, Larry David'in (Curb Your Enthusiasm) adab-ı muaşeret bilen hali sayılırım. Çoğu ufak ayrıntı rahatsız eder, insanların kafasını azıcık çalıştırsa ulaşabileceği sonuçlara ulaşmaktan imtina etmesi, günlük hayatlarında rasyonaliteden yoksun abuk sabuk işler yapmaları beynimde volkanlar patlamasına neden olur ama genelde olay anında tepki vermem, not defterime çiziktiririm, olmadı blog, olmadı yatar uyurum unuturum falan. Şimdiye kadar kıyıya köşeye not almış olduğum, aklıma gelen, yeni gördüğüm vs. şeyleri buraya yazayım bari dedim, herhalde seri olur, o kadar çok şey var ki... İsim babası Peter Griffin'in "What really grinds my gears?" adlı efsane televizyon şovu.

"Bayan" kelimesi ile başlayalım. Sırf "Bayan, adı üstünde, bayıyor ehi ehi ehi" esprisine yol verdiği için (Bay ne yapıyor ya dingil?) yeterli sebebim var bu kelimeye kıl olmak için, ama ondan ötesi de var. Zaten 1923 sonrası doğumlu bir laf bu, ve saf Türkçe adına uydurma kelimelerin dile sokulması beni deli etmekte; o yüzden maça 0-1 yenik başlıyor bayan.

Bayan sözcüğü, ilk anlamıyla, kadınların ad ve soyadlarının önüne getirilen saygı sözüdür, o yüzden icat edilmiştir. Zıttı "bay"dır, erkek, beyefendi falan değil. Bugün biri "Bayan Ayşe Tuğra" diye hitap etse garipseyeceğiz, demek ki tutmamış. Sözcük ilk anlamını kaybetmiş, ki olur, dil evrimleşen bir olgudur. Bayanın bunun haricinde seslenme sözü olarak kullanılması da çok rahatsız etmeyebilir, ne bileyim, İngilizce'de de birisine "Hey Mister!" ya da "Hey Miss!" diye hitap edebilirsiniz çok sıklıkla olmasa da. Bana batan, 1) İnsanların "Bayan" kelimesini her anlamda kullanması 2) Bayan hitabının altında yatan anlamlar ve sahte kibarlık gösterileri.

Aşama aşama gidelim. Bu işgüzarlığın zannımca dilimize entegre olması spor müsabakaları ile başladı. Mesela sanki "Bay Basketbolu" varmış gibi bir "Bayan Basketbolu" peydah oldu. Gören de Basketbolu ailesinin kontes kızıyla konuşuluyor sanar, o ne lan? Sırf "yahu bunlara kadın diyoruz ama, belki değillerdir, orta yolu bulalım" gibi bacak arası çıkışlı bir zırtapozlukla "Bayan voleybolcularımız" falan denmeye başladığını okumuştum bir yerde, hiç de şaşırtıcı gelmedi. Kız ile kadın arasındaki çizgiyi "zar" belirliyor da kimsenin aklına "Yahu bu herif daha milli olmamıştır, ona erkek demeyelim oğlan diyelim" demiyor, ya da "Erkek Basketbol Takımı diyemeyiz, o yüzden Bay Basketbol Takımı" diyelim dememiş kimse. Hoş, oğlan deyince apayrı şeyler ortaya çıkıyor, ama o da bir sonraki yazının konusu olsun.

Bir de "erkek sporu" gibi bir cinsiyetleştirme gizli bu adlandırmanın içinde. Şimdi düşünüyorsun, 50 kilo kadın 100 kilo halterin altına giriyor, sen daha koltuktan g.tünü kaldıramıyorsun, sonra "Erkek güçlüdür, şöyledir böyledir" diye ötüyorsun. Halterciyi görünce "O da kadın mı yahu?" diyorsun (ki bu sorunun ima ettiği aslında bir oto-sorgulama: "O kadınsa ben erkek miyim?"), sonra ona "Bayan haltercimiz" diye referans verip kibar -ya da ne haltsa- oluyorsun. İyiymiş.

Bu "bayan" lafının nasıl yaygınlaştığını da merak ediyorum. Dilimizde "hanımefendi" gibi, gayet yumuşak duyulan harflerden oluşan bir söz var, mis gibi de kullanılır "Pardon hanımefendi" şeklinde. Ama aslında hak vermek lazım, şimdi hanımefendi deyince hakikaten hanım hanımcık bir insandan bahsediyor olmak lazım. Yani ne duyuyoruz aslında "Paranın üstünü bayana uzat!" cümlesinde? "Paranın üstünü şu başı açık, eteği kısa, yüzünde tonla makyaj olan orospuya uzat!" Hanımefendi dese hanımefendilere hakaret. O ağızdan salyalı mukuslu "Bayan!" çıkınca kafatası modernizasyonu tamam.

Şimdi sırf minibüs şöförlerine laf ettim diye dernekleri ayaklanmasın. Polis arabayı durdurur, içinden erkek ve kadın çıkar. Erkek beyefendi iken kadın bayandır. Birisi gözüne bir kadını kestirir, kadının arkadaşına imalı bir şekilde yanaşır: "Bayan kim?" İçten içe kuduruyor ama.

Kavramsal olarak da çok fena: Çıplak ve kirli olunca kadın (kadınlar hamamı), saçı yapılı ve kokusu sürülü olunca bayan (bayan kuaförü). Hak talep edince kadın, etmeyince bayan (kadın hakları). Şişirilip cinsel tatmin için kullanılınca kadın (şişme kadın), cinsel tatmin için kullanılmak isteyince bayan (yolda laf atılan bayan). Aldatınca kadın, aldatmayınca bayan. Hasta olunca kadın, hastaneden çıkınca bayan.

Ben bunları söylediğimde insanlar suratıma bakıp "İyi de ne diyelim ki?" diyorlar. Basit kardeş. Cinsiyet anlamında konuşacaksan (male/female gibi) "dişi" dersin (erkek kurbağalar ile bayan kurbağalar arasındaki farkları öğretmediler herhalde), eğer insanlara referans vereceksen (man/woman gibi) "kadın" dersin (hayır madem derdin kibarlık, bayanlar tuvaleti de deme, iyice incel bayanlar lavabosu de birader), eğer hitap edeceksen de "hanım" dersin. Bu kadar basit bu iş.

Kadını bayan şeklinde "muhafaza" etmeye çalışanlara prim vermeyiniz, onlardan biri olmayınız, kafa göz daldırmayınız kendinize.

Son sözüm klişe olsun: "Tüm bayanların Kadınlar Gününü kutlarım." İroniye gel hele. Aynı adam tosbağaların Kaplumbağa Gününü kutlar bıraksan.

6 yorum:

meltem dedi ki...

facebookta ebleh olmayan gruplar da var:

http://www.facebook.com/home.php?ref=logo#/group.php?gid=5250544246&ref=ts

kadin dedi ki...

şimdi bunu da eklemek lazım.. iyisi mi ben genel bi link atıyım sayfaya.

Murat dedi ki...

bir de hanfendi var (hanım+efendi), normal konuşmadan kavgaya/ağız dalaşına geçildiğininin göstergesi halk arası konuşma ve tartışmalarda... o da en az baaayan kadar kuntik-

Murat dedi ki...

şimdi farkettim- hanım efendi she-male'e karşılık geliyo gibi sanki. eeeew...

shelbyl dedi ki...

Ahahahhahaha. Murat aman diyeyim, "Efendi erkek olmak zorunda mıdır?" diye girerlerse sana buradaki bağyanlar ben önüne geçmem "Durun o günahsızdır" diye :)

sokaktaki adam dedi ki...

"Zaten 1923 sonrası doğumlu bir laf bu, ve saf Türkçe adına uydurma kelimelerin dile sokulması beni deli etmekte; o yüzden maça 0-1 yenik başlıyor bayan."

bayan kelimesinden tiskiniyor olmam bir yana, bur'da sana katılmıyorum abi. bu yaklaşım bana çok muhafazakâr geliyo'. baba yaklaşımı yani. hatta "afiyet olsun" yerine "yarasın"ı kabul eden, ama beğenmediği bir "yeni karşılık" durumunda "türkçe'nin içine s.çtılar mirim!" diyen pek çok insanın da... tamam, türkçeleştirmenin b.kunu çıkarmak bana da yer yer garip gelebiliyo', özellikle çok yerleşik şeylerin zorlama bir şekilde türkçeleştirilmesinden ben de hoşlaşmıyorum, ama sanırım senden daha esneğim. zira "b.kunu çıkarma" noktası herkese göre değişeceğinden sebep, bırakınız soksunlar, bırakınız çıkarsınlar, giden gider, kalan sağlar dilindir derim şahsen.

özetle uydurma kelimelerin dile sokulması konusunda yer yer ben de rahatsızlık duysam da, eğer öyle olmasa hepimiz hala "alp er tunga öldi mi" diye soruyo' olurduk =p