2011 Uludere katliamı: 29 Aralık 2011. http://yalnizdegilsinvan.wordpress.com
Turkiye'de Akademi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Turkiye'de Akademi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Haziran 2009 Salı

Fırsat Eşitliği

YÖK demiş ki, Sabancı Üniversitesi'nde uygulanan "liberal arts" sistemi, fırsat eşitsizliği yaratıyor. ÖSS'de düşük puan alan bir öğrenci, hak etmediği şekilde bilgisayar mühendisliği okuyabiliyor.
Sistem hakkında detaylı bilgi haber metninde var, ama biz özet geçelim. SÜ'de öğrenciler ilk senelerinde bütün temel dersleri alıp, daha sonra notlarındaki başarı durumuna göre bölüm tercihlerini değiştirebiliyorlar. Tabii sözel bölüme girip, bilgisayar mühendisliği seçince biri, normalde giremeyeceği bir bölümden başarıyla mezun olabiliyor.
1. Şu son cümle bile, ÖSS'nin ne kadar yanlış bir sistem olduğunu göstermiyor mu? Bilgisayar mühendisliğine girecek puanı alamamış bir insanın, Türkiye'nin en iyi özel üniversitesinden bu bölümden mezun olabilmesi esas sorun değil mi?
2. Özel üniversitelerin burslu-burssuz bölümlerinde de böyle bir sorun yok mu? Burssuz girenler, burslu girenlerden daha az puanla istedikleri bölüme yerleşebiliyorlarken, öğrencinin daha başarılı olacağını düşündüğü bölüme geçmesi mi fırsat eşitsizliği? Sabancı, tüm Türkiye ile aynı sisteme geçerse, hiçbir eşitsizlik kalmayacak mı?
3. Öğrencilerin Lise 3'te bölüm tercih edip, seçebilecekleri meslek sayısını yarıya indirmelerinde bir sorun yok mu? "Senin fenin iyi, zeki çocuklar fen seçer" telkinleriyle FM seçip, zorla mühendislik okuyup işsiz kalan adamın hakkı yenmiş olmuyor mu?
4. Üniversitenin ilk senesinde bütün alanlardan ders almanın, lisede gerekli altyapıyı alamamış adama avantajı yok mu? Bu, ÖSS'de başarılı olup üniversitede bocalayan öğrencilerin bocalamasının önüne geçmek için olumlu bir adım değil midir?
Her X'i X'tin de, bir tek X X'i kaldı değil mi sayın YÖK Başkanı? Memleketin her yerinde fırsat eşitliği var da, bir tek SÜ'nün sistemi kusurlu kaldıydı.
Bravo, hakikaten bravo. Tabii YÖK'ü kendi çıkarlarına göre bir destekleyen, bir ona karşı çıkan bilumum Kemalist ve muhafazakârı da alkışlıyorum buradan. Bu köhne kurumun devamlılığı sizin eseriniz.

3 Mart 2009 Salı

Sayın Profesör! Neyse...

Devlet üniversitelerinde araştırma olanaklarının kısıtlılığından, bütçe yetersizliğinden bahsedilir hep. Hayır yalan da değil, devlet üniversiteleri çok süper halde demiyorum zaten. Araştırma bütçesinden daha ciddi, ideolojik temelli sorunlar var ama ona başka zaman bakarız. Konudan çok sapmayayım. Bakın bu kısıtlı araştırma bütçesiyle ne sonuca varılmış: "Yapılan bir araştırma, sigara kullanmayan, ancak devamlı kahvehane müşterisi olanların da en az tiryakiler kadar risk altında olduğunu ortaya koydu." Dalga mı geçiyorsun adam mı seçiyorsun yahu? Bu araştırmaya ne kadar bütçe ayrıldı öğrenmek istiyorum, hatta şikayette bulunmak istiyorum "kaynak israfı" diye. Bu sonuca varmak için yapılan bir araştırma düpedüz dolandırıcılıktır. Benim daha başka önerilerim olacak kendilerine: 1. Diş fırçalamanın diş sağlığına etkisi. 2. Havadaki karbonmonoksit oranının insan sağlığına etkisi. 3. Verem aşısının veremi önlemedeki etkisi. 4. Televizyonun yaydığı radyasyonun insan sağlığına etkisi. (Bak düşündüm de bu en güzeli, bütün gün para alıp Sabah Sabah Seda Sayan izlersin, mis.) Gider bu böyle. Ayakta ne kelime, amuda kalkıp alkışlıyorum. (Düşersin deyip sivri zekalılık yapmayın, bacaklarım duvara dayalı.)

2 Mart 2009 Pazartesi

Sayın profesör ıslık çalarken düşünmedin mi!

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=924145&Date=02.03.2009&CategoryID=77

ANTALYA - Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Öğretim Üyesi Prof.Dr. Orhan Kuruüzüm hakkında, koridorda elinde çay bardağı ile yürürken meşhur Bolu- Mengen türküsü ‘Halimem’in ‘Alçaklara kar yağıyor üşümedin mi. Sen bu işin sonunu düşünmedin mi’ melodisini ıslıkla çaldığı gerekçesiyle soruşturma açıldı. İİBF'de yaklaşık 15 yıldır görev yapan Prof. Dr. Orhan Kuruüzüm hakkında yeni rektör döneminde açılan soruşturma sayısı, son açılanla birlikte dörde yükseldi. Prof. Kuruüzüm hakkında iki kez fakültenin üye seçim toplantılarına katılmadığı gerekçesiyle, bir kez de fakültenin dekanı Prof. Dr. Şafak Aksoy hakkında ‘paraşütle inmiş dekan’, ‘çapsız’ ve ‘dekan müsveddesi’ dediği iddiasıyla soruşturma açılmıştı. İki kez kınama, bir kez de maaştan kesinti cezası verilen Prof. Dr. Kuruüzüm’e, bu kez de koridorda elinde çay bardağı ile ıslık çaldığı gerekçesiyle rektörlük tarafından soruşturma açıldı. Prof. Dr. Orhan Kuruüzüm’den, ‘çay bardağı ile koridorda yürürken ıslık çalma’, ‘ıslık çalmaya devam ederek odasına girme’ suçlamaları ile soruşturma açılarak savunması istendi. Prof. Dr. Kuruüzüm’ün, soruşturmaya neden olan ıslıkla meşhur Bolu türküsü ‘Kiraz Aldım Dikmeden Halimem’in, ‘Alçaklara kar yağıyor üşümedin mi. Sen bu işin sonunu düşünmedin mi’ nakaratını söylediği belirtildi. Prof. Dr. Kuruüzüm’e bu soruşturma kapsamında ayrıca, ‘fakülte içinde ve resmi toplantılarda olumsuz davranışlarda bulunma’, ‘meydan okuma’ ve ‘dekan vekilinin hitaplarına cevap vermeme’ gibi suçlamalar da yöneltildi. (dha)

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=924145&Date=02.03.2009&CategoryID=77