2011 Uludere katliamı: 29 Aralık 2011. http://yalnizdegilsinvan.wordpress.com

14 Mart 2012 Çarşamba

Taha Akyol'la Hukuk -101

Geçenlerde Mahçupyan bize kelime oyunları ile nasıl tarihsel tez yaratılabileceğini kanıtlamış, ufkumuzu açmıştı. Bugün Taha Akyol onu görmüş ve arttırmış, dünya hukukunu yeniden yazmış.

Akyol'un yazısı aslında Türkiye için geçerli olabilecek bir durumu irdeliyor, ve Türkiye'deki mevcut hukuk ile "insanlığa karşı işlenen suç"un geriye doğru işletilemeyeceğini, zamanaşımı kavramının yeni bir kanunla sadece geleceğe dönük suçlara karşı geçerli olacağını söylüyor. Buraya kadar doğru. Lakin boyunu aşan kısım, uluslararası hukuka dalıp şunları demesiyle başlıyor:

"Hukuken geçmişe yürüyen ceza mümkün değildir; hiçbir hukuk siteminde yoktur, modern hukukta hiç düşünülemez. Sadece sanık lehine olan ceza hükümleri geçmişe yürür.

Bizim tarihimizde İstiklal Mahkemeleri ve Yassıada Mahkemesi, dünya tarihinde çeşitli ihtilal (halk) mahkemeleri geçmişe yürüyen ceza uygulamaları yaptılar. Fakat evrensel hukuk bakımından bu savunulamaz.

‘Ben yaparım olur’ derseniz, hem Anayasa Mahkemesi’nden hem AİHM’den döner üstelik."


Akyol'un burada söyledikleri de hukuken yanlış değil, ama eksik ve güzelce kılıfına uydurulmuş konumda. Çünkü "insanlığa karşı suç" kavramının doğuşuna ve işleyişine hiç değinmiyor bile, bu da ya sinsilik, ya cahilliktir.


- İnsanlığa karşı suç kavramı, Nürnberg Yargılamaları sırasında gayet geriye doğru uygulanmıştır. London Charter'da, bu suçların ülkelerin ulusal yasalarında tanımlanıp tanımlanmamasının önemi olmadığının altı çizilmiştir. Bu yargılamaların bir emsal teşkil edip etmediği de tartışılmaktadır.

- 1968 Konvansiyonu ile, insanlığa karşı suçlara "zamanaşımı" kavramının uygulanamayacağı vurgulanmıştır. Bu konvansiyonu imzalayan ülkeler bunu taahhüt etmiştir.

- Ocak 2006 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına göre, Estonya'da 1949 yılında Sovyetler Birliği'nde gerçekleşmiş sınırdışı uygulamalarından sorumlu tutulan kişilere 2003 yılında ceza verilmesi "cezanın geriye doğru uygulanamayacağı" prensibini ihlal etmez, çünkü 1949 yılında bu suç zaten tanımlanmıştır ve de bunun sadece bazı ülkelere uygulanması evrensellik prensibine aykırı olur.

Yani Taha Akyol üç paragrafa üç vahim hata sığdırmayı başarıyor: Bu durum evrensel hukuk açısından savunulabilir, geçmişe yürüyen ceza sadece bazı halk mahkemelerine özel değil, karar AİHM'den dönmeyebilir.

Ah referanssız köşecilik, sen ne güzel mesleksin.

Hiç yorum yok: