2011 Uludere katliamı: 29 Aralık 2011. http://yalnizdegilsinvan.wordpress.com

12 Eylül 2012 Çarşamba

5 Yıl Öncesine Yolculuk

"1) DTP'nin TBMM'ye girmesi, Türkiye demokrasisi için bir talihsizliktir. PKK'yı kardeş ve hatta 'kendileri' ilan eden, terörist başının yaşam koşullarını TBMM'ye taşıyacaklarını açıklayan bu kişilerin; geçmişten ders almadıkları, amaçlarının kendilerinden öncekiler gibi demokratik bir platformda görüşlerini dile getirmek değil devletle kavga etmek olduğu daha ilk günden anlaşılmıştır.

(...)

(9) DTP ve yandaşlarının yaşadığı sıkıntıların istismar edilmesi ve AB'den gelecek desteğin önünün kesilmesi için;

(a) DTP'nin, kendi ifadeleri ve davranışları nedeni ile TSK tarafından terörist olarak görüldüğünü ve herhangi bir şekilde muhatap kabul edilmeyeceğini üst düzey bir açıklama ile ilan etmek.

(b) Terörü bu şekilde destekledikleri müddetçe demokratik olarak herhangi bir ilerleme sağlayamayacaklarını ve bu suretle esas olarak temsil ettiklerini iddia ettikleri kişilere zarar verecekleri mesajını yaymak.

(c) Bu suretle "bugüne kadar ki kazanımlardan taviz vermeyin, yumuşamayın" diyen Kandil ile "terörden bir fayda gelmez, teröristleri desteklemeyin vazgeçin" diyen başta AB olmak üzere Kandil karşıtı çevrelerin arasında sıkışıp kalmalarına yol açmak,

(ç) Irak'ın kuzeyindeki desteği kesmek için bölge halkını terörle mücadele bağlamında 'rahatsız etmek', bu suretle de PKK'ya yardım ettikleri ve destek sağladıkları müddetçe bu rahatsızlığın devam edeceği mesajını vermek,

(d) PKK'nın eylemlerinin, işadamlarının bölgede yatırım yapmamalarına yol açması, iş makinelerini, yolları, köprüleri tahrip ederek bölgeye hizmet götürülmesine mani olması gibi sonuçları ile bölge halkına daha da zarar verdiği gibi söylemlerin yaygınlaştırılarak bölge halkının teröristlere sağladığı desteğin azaltılmasına çalışılabileceği düşünülmektedir."

Yukarıdaki satırlar, 4-5 ay önce 27 Nisan Muhtırasını kaleme almış bulunan zamanın Genelkurmay Başkanı Büyükanıt'ın emriyle Korgeneral Nusret Taşdemir tarafından Eylül 2007 tarihinde kaleme alınmıştı. Belgenin tamamının adı "Bilgi Destek Planı" idi, ve de "İrtica ile Mücadele Destek Planı" ile aynı anda gündeme gelmişti. Gene aynı belgede AK Parti karşıtı ciddi ifadeler de bulunmakta idi.

Bugün acaba Genelkurmay'dan önce bu bildiriyi kaleme alacaklar olur mu? Bu ifadeleri köşelerde dillendirenler yok mu? 1. maddedeki tanımlama ve eylem olarak önerilenler size tanıdık geliyor mu?

Bir sorayım dedim. Elçiye zeval olmaz.

4 yorum:

alper dedi ki...

Borsa Lokantası’nda 3-nesil buluşup içkilerini yudumlayan sapıklar, entel, liberal, fikir adamı, enternasyonel statü ve itibarları için Türkiye’nin bir kısmını Ermenistan’a bir diğer kısmını terörist çapulculara söz veren, “benden sonrası tufan” cı “biz” e ait her şeye düşman olununca entel olunuyor sanan, Nietzsche’nin “panayır sineği” tesmiye ettiği modacılar gibi kaleme alınmış bir yazı.Elçilik görevi,aracılık yapıldığı da kabul edilmiş zaten yazı sonunda.Bir tarafta bir takım ahlaki ölçütleri olan bazı metodlarla kazanmayı reddeden, hesap sorulabilen, “ahlaki gayeler ancak ahlaki yöntemlerle ulaşılır” diyen, bütün Ergenekoncu yozlaştırmaya rağmen insanlaktan çıkmamış bir entite var; öbür tarafta yürekleri, beyinleri ile beraber çıkarılmış, kendini taşıyan ördeği sokan akrep kadar duygusu kalmamış varlığını sahibin varlığına armağan etmiş yaratıklar.Beğenmeyen Altan istediği paşa torunu ile Say'ların gittiği yerlere gitsin abicim.Dert değil.Dünyanın Altanları, Çandarları, Cemalleri. Namertleri, Amberin Pennington’ları ağzından yazı yazmayı ,terör ve terörist propangandisti olmayı bırakın..Kelimeleri dans ettiren adamların rahatı kaçsın biraz biz iyiyiz hamdolsun.

shelbyl dedi ki...

@alper

Abicim bu kadar laf dolandiracagina "Ne var, Ergenekonla ayni cizgiye geldiysek geldik, sana ne lan, begenmiyorsan git!?" deseydin daha durust olurdu.

Sevgiler.

alper dedi ki...

Onu dediydim de kırılmıştın dostum ya.:)) Gerçi o zaman maksadı aşan ifade kullanmıştım ama seni kırmak istemedim bu kez dolandırıp anlattım..Gene yaranamadık..

alper dedi ki...

Bu kez ciddi yazayım madem.

Artık toplum olarak şunu kabul edelim: Terör hayatımızın bir parçası: Trafik gibi. Bu trafik ile yaşamayı öğrendik. Bu gün 35 yaşının altında olanlar terörsüz hayatın ne olduğunu da bilmezler. Bu kanıksama aslında terörün sonunu getirecek toplumsal ruh halidir. Toplumun biz sizin terörünüzle de yaşarız, ekonomimizi de büyütürüz, refahımız da yükselir, mutlu da oluruz ve sizden dolayı da Kürtlerden nefret etmeyiz. Devletimizden de “terör bitsin” diye kimseye rüşvet vermesini istemiyoruz (Diyarbakırspor -Altay maçı şikeli çözümüne hayır!) der ise bu Kürdiş Kmer Rouge’un ölüm fermanıdır!

Kürt’e de Alevi’ye Sünni’ye de Süryani’ye de yaratılıştan var olan ama geçmişte gasp edilen haklarından hala verilmeyen varsa verilir (“verilir” den ucuz demagoji yapmasın kimse, gazeteci entel dantel demem bir tane patlatırım!)
Terörle ise terörle yapılan evrensel işler yapılır. Mafya ile Sicilyalılar’ın kültürel hakları pazarlığı yapılmadı. Ama Mafya ile konuştu FBI da İtalyan “devleti” de. Bu poşulu kıravatlı veya döpyesli çapulcularla da konuşulur, şeytanla da konuşulur. Ama bu çerçevede. Hala PKK ile Kürt halkının sorunlarının müzakere edileceğini düşünenlere sözüm yok. Sözüm size: Tanı bunları, tanı da büyü.