2011 Uludere katliamı: 29 Aralık 2011. http://yalnizdegilsinvan.wordpress.com

2 Aralık 2010 Perşembe

Vikiliks: Ne İşe Yarar, Ne Beklenmeli?

Wikileaks olayı, her iddialı haraeketin başına geleni yaşadı ilk 5 gün itibariyle: Önce büyük bir beklenti patlaması, sonrasında da "Eh bu muydu şimdi?" denmesi. Halbuki en baştan beri bilinmesi gereken, bu iki tutumun da aşırı tepki olduğu.

Öncelikle Wikileaks'teki belgeler nedir anlamamız lazım: En kaba tanımıyla bunlar çeşitli ülkelerdeki Amerikan diplomatların şifreli bir ortak dataalanına belli konular hakkında attıkları elektronik telgraflar, ya da teknik adıyla kriptolar. Bu belgelerde, azamiyetle sözkonusu diplomatın duyumları, yorumları, bildirimleri var. Dolayısıyla buradan, herhangi bir devletin kendi içindeki büyük sırlarını ifşa etmesini beklemek biraz hayalperestlik olur. Diğer bir deyişle, gidip de şimdiye kadar yayınlanmış zibilyon tane ipsiz sapsız komplo teorisinin ispatlanacağına dair umut beslemeyin.

Wikileaks'in iki öne çıkan fonksiyonu olacak: Bir, diplomatların bu yazışmalarındaki ayrıntılara odaklanıp mikro düzeyde çıkarımlar yapmak. İki, devletlerin kamu önünde söyledikleri/ima ettikleri dış politika oyunlarının iç yüzüne biraz daha hakim olmak bir yerde bilineni/bekleneni/"ya böyleyse?" tahminini teyit etmek.

Konumuz Türkiye olduğu için, Türkiye üzerinden ilerleyelim: Birinci fonksiyona örnek teşkil edecek bazı cümleler okuduk bu belgelerde. Örneğin Mehmet Şimşek'in Londra'daki bir yatırımcı toplantısında "Doğan Grubu hissesini satın, onlar gidici" demesi; ya da Abdülkadir Aksu hakkında "kendisinin genç kızlara ilgisi var, eroin kaçırıyor, oğlu mafya" tarzı ağır ifadelerin kullanılması, ya da Nimet Çubukçu için "Bakan olmak istiyor, ondan Emine Erdoğan ile sıkı fıkı" denmesi, ya da Kürşat Tüzmen için söylenen "her türlü avantaya açıkmış" sözü... Bu ifadelerin doğruluğunu otomatikman kabul edemeyiz, fakat Amerikan diplomatların bu bilgileri neden yazdıkları ya da bu bilgi/söylentilere nasıl hasıl oldukları araştırılmalı ve konuşulmalıdır. Gene örneğin Vecdi Gönül'ün Davutoğlu için "fazlasıyla tehlikeli" demesi, Sadullah Ergin'in verdiği bilgiler, İran'a bazı Türk şirketlerin silah sattığı şüphesi, Türkiye'de nükleer silahların bulunduğu -ki bunu daha önce de okumuştuk bir iki yerde- gibi konular da zira kamuoyunda tartışılmalıdır.

(Bu noktada bir parantez açmak istiyorum: Başbakan Erdoğan'ın dün yaptığı açıklamadaki bazı tabirler, tam olarak Wikileaks'in misyonunu açıklayan/destekleyen türde. Kendisi demiş ki:
"Onurlu basın mensubu, 'Sayın Başbakan var mı böyle bir şey?' diye sorar. Başbakan, 'Yok' dediği halde çamur at izi kalsın mantığıyla hareket edersen bu seviyesizliktir. "
Hayır, onurlu basın mensubu bu iddiaları, iddia olduğunun altını çizerek yayınlamak mecburiyetindedir. Başbakana sorar ve de yalanlama alırsa, o haberin altına "Başbakan yalanladı" diye not düşer. Yoksa başbakandan izin alıp haber yayınlamak onurlu gazetecilik ile alakasız bir durumdur.)

Bu kamuoyu nezdindeki tartışmalar neticesinde iç politika düzeyinde bazı şeylerin açığa kavuşması mantıklı olacaktır. Bu noktada unutmamak lazım ki, Ergenekon soruşturmasındaki birçok bilgiye "telefon dinlemesi" yoluyla ulaşıldıysa ve bunlar gerçek kabul edildiyse, bu kriptolardaki ifadeler de aynı çerçevede değerlendirilebilir ve bu doğrultuda soruşturma yapılabilir. Eğer bu yapılmayacaksa, bu ifadelerde itham edilen milletvekilleri derhal tazminat davası açmalı ve de kendileri hakkında bu ağır ifadeleri kullanan diplomatlar karşısında haklılıklarını kanıtlamalıdır.


Gelelim ikinci fonksiyona: Bu da, bazı ülkelerin diplomatlara verdikleri bilgiler, ettikleri ricalar vs. boyutunda. Mesela Ürdün Kralı'nın Ortadoğu konusunda Arap olmayanların müdahilliğinden şikayeti, Slovenya ile Guantanamo için yapılan pazarlıklar, Ermenistan'a yollanan çakma Johnson mektubu vs. gibi konular bu maddeye dahil oluyorlar. Böyle ayrıntıda gizli birçok çözümlemeye yardımcı olur nitelikte ifade bulunacaktır belgelerde.

Bir de unutmamak lazım ki, bu belgeleri önceden teslim almış ve didik didik incelemiş olan New York Times, Le Monde, The Guardian, Der Spiegel ve El Pais gazetelerinin yetkilileri (bu gazete isimlerini özellikle veriyorum ki, olaya "iki tane ne idüğü belirsiz belge" gözüyle bakılmasın), daha şaşırtıcı bilgilerin ileride ortaya çıkacağını söylemekteler. O yüzden Wikileaks'in geçerliliğini reddetmeden sabırlı olmakta yarar var.

Özetle: Wikileaks çok büyük şeyler değiştirecek bir hareket değildir zira dünyayı değiştirecek sırlara bir diplomat kriptosunda rastlanamaz, fakat özellikle mikro düzeyde bazı konulara ışık tutulmasını ve de bazı uluslararası ikili ilişkilerdeki oyunların kurallarının gözden geçirilmesini sağlayacağı da aşikardır. Bu yüzden, ortalama hızda yayınlanacak bu belgelerin sürekli taranması ve de ilgi çekici noktaların gündeme taşınması, basın kuruluşlarının ya da alternatif medya oluşumlarının mesuliyetindedir.

6 yorum:

Redingot dedi ki...

Belge aşkı da fena kaynadı. Belgesini bulamayan müfteridir, alçaktır; Amerika belgesini bulmuş; belge değil, yorum ve kanaat dolayısıyla kedinlikle gerçekdışı, vs. vs.

aLican dedi ki...

Bizde bu medya varken hiç bişey olmaz iktidara...Hala Vecdi Gönül'ün Davutoğlu için söylediği sözü ABD büyükelçiliği söylemiş gibi yayınlıyolar

shelbyl dedi ki...

Bizim garip bir belge fetisimiz var zaten. Belgenin niteligi degil, adi onemli. Artik nasil bir sembol yuklenmisse, "belge" diyen tartisma kazaniyor.

Bu carpik anlayisla ve bu tarafsiz gazetecilik eksikligiyle bir yere kadar bu isler. O yuzden nasil belgelerin islevi mikro duzeydeyse, belgeleri isleyecek olanlar da mikro duzeyde takilacak.

eren dedi ki...

Wikileaks ve benzeri olusumlar sizan bilginin turune gore epey degisiklige yol acabilir. Unutmamak lazim ki diplomatik telgraflar adamlarin yayinladiklari belgelerden sadece biri. Ileride elde edebilecekleri bilgiler cok daha buyuk sarsintiya yol acabilir.

alper dedi ki...

valla chp için söyledikleri ''bir avuç elitist'' tarzı ve yıllardır tam olarak duymak istediğim tümceyi yazmalarından sonra bu vikilikse çok ısındım ve her dediklerine yazdıklarına inanasım geldi.:)) eksik oldukları tek yer sadece amiral gemisindeki ''basında güven'' mottosu...

shelbyl dedi ki...

Bir de su var tabii: Wikileaks'te cikan belgeleri ideolojisine gore tasnif eden, alan, kirpan medya. Ben bu kadar yuzsuzluk gormedim; ayni cumlelerden farkli sonuclara ulasabilmek buyuk maharet.