CHP'nin esasen SODEP'e geri döndüğü yeni döneminde sıklıkla benimsediği bir yönelim var: "halka inmek". Lakin bu yolda tecrübesiz oldukları için kendilerine bir iki bir şey hatırlatmak isterim:
1. "Halka ineceğiz, halka ineceğiz" deyip durursanız halka inmezsiniz, halkın bilincinde o mesafeyi korumuş olursunuz. Halka inmek sessizce yapılan bir iştir.
2. Türkiye'ye gelmiş geçmiş en karizmatik liderlerden olan Erdoğan'ı alt etmenin yolu, sürekli onun gündemini konuşmak ve onun laflarını eleştirmeye çalışmak değildir. Erdoğan'ı aşağıya alamazsınız, siz onun yanına çıkacaksınız. Bu da alternatif söylem geliştirmekle olur.
3. "Halk dilini konuşmak" önemlidir, lakin siz parti adına en ciddi organizasyon olması gereken kurultayda parti programını açıklarken "Benim adım Kemal, o parayı bulurum" derseniz sizi kimse ciddiye almaz. Siz modelinizi açıklarsınız, ondan sonra seçim mitinglerinde "Ben o parayı bulurum" dersiniz. Yoksa halka değil Bakırköy'e inmiş olursunuz.
4. Halka inmek için önce parti içinde bir sağlamlık oluşturmak şarttır. Kurultayın üzerinden 24 saat geçmeden dava açar ve iç çekişme yaşarsanız halk sizin bir halt becereceğinize güvenmez.
5. Ecevit'i getiren koşullar günümüzde atıl kalmıştır. Karaoğlan bir esinlenme kaynağı olabilir, lakin günümüzde Türkiye'nin o zaman konuşulmayan öncelikteki sorunları vardır. Sadece ekonomik söylem ile olmaz bu iş, paşa paşa Kürt ve türban lafını ağzınıza alacaksınız. Zaten AKP fobili/alerjili kesim ne olursa olsun size oy verecek, korkmayın, biraz daha özgürlükçü olmaktan zarar gelmez.
Şimdilik bunlarla başlayın, eğer sizde bir ışık görürsek devamını getiririz.
I Just Discovered What My Husband Does Every Time I’m Out of Town. He’s Not
Who I Thought He Was.
-
This is a bad sign.
52 dakika önce
