2011 Uludere katliamı: 29 Aralık 2011. http://yalnizdegilsinvan.wordpress.com
Kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mart 2010 Pazartesi

Tüm bayanlar kadar taş...

"Tüm bayanların kadınlar gününü kutlarım!". Bu embesil ifade, geçen sene Show TV'nin bilmemnesi tarafından kullanılmış ve sol alt tarafa doğru konumlanan "televizyonda bi' gün" isimli köşemizde yer almıştı, hala da almakta. Geçen sene yalnızca bir defa duymuştum, bu sene talihsizliğim ikiye katlandı ve iki defa maruz kaldım bu ifadeye.  Seneye bu talihsizliğimin yine ikiye katlanıp, üstüne bir de "bağyan"a doğru evrilmesinden öylesine korkuyorum ki...
Tanıklıklarımın birincisi THY'nin dergisi Skylife'ın başyazısında, THY'nin başı adam, Temel Kotil tarafından -en azından teorik olarak- yazılmış olan yazıda geçiyordu. Yazının sonuna doğru bütün nezaketiyle "tüm bayanların kadınlar gününü kutlarım." diyordu Kotil.
İkincisine de bugün televizyonda maruz kaldım. Yorucu bir yolculuk sonrası evde dinlenerek geçirdiğim bu günde, tabii ki zap yaparken -yoksa asla izlemem öyle pis şeyler- Esra Erol'a denk geldim. Orada çene çalan birisi diyordu "bu arada bütün bayanların kadınlar gününü kutlarım" diye. Nezaket oskarını kendisine verdim.
Bu konuyu daha önce en az 80 defa yazdım, yazdık. Ha burada, ha orada, şurada... Bu "aptalca nezaket", gerçekten beni deli ediyor. Aynı argümanları tekrar tekrar yazmayı gereksiz bulduğum için hiç girişmiyorum. Ama şunu söyleyip susayım, bunu diyenler bunları da dedi;
"Tüm lavaboların tuvaletler gününü kutlarım!"
"Tüm salatalıkların hıyarlar gününü kutlarım!"
"Tüm x'lerin y'ler gününü kutlarım!"
Gördüğünüz üzere x, y'ye eşit değil. Dolayısıyla çok basit bir ifadeyle, ya kadınların kadınlar gününü kutlamak; ya da bayanların bayanlar gününü kutlamak lazım. Yoksa söylenen şey "Tüm annelerin babalar gününü kutlarım"dan çok farklı değil. Anlamamakta ısrarcı olacak olanlar için bir hatırlatma yapayım, omurilik soğanınızın orada bulunan ironi düğmesini açık konuma getirerek tekrar okuyun.
Bayandan, sorunlu -gri maddesi az kullanılmış, henüz 20 km'de- devlet bayanı
Bu esnada "Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı" sıfatını, hem günün anlam ve önemine uydurmak, hem de son yediği naneden ötürü takdir etmek için "Bayan ve Beyinden Sorunlu Devlet Bakanı" olarak değiştirilmesini talep ediyorum. Kabul edenler? Etmeyenler? Oybirliğiyle kabul edilmiştir.
Konuya dair, kadınların kaleminden güzel bir yazı okumak isteyenler şöyle buyursun. Yazının bulunduğu www.bayandegilkadin.com adresinin, konuyla ilgilenenler için güzel bir kaynak olduğunu ifade eder, tüm İşkembe okurlarını selamlarım.

13 Ocak 2010 Çarşamba

Batıyor Kardeşim! #1 - Bağyan

(Bu post'a ve düşünceye fark etmeden vesile olan sokaktaki adam'a da teşekkür edeyim.)

Beni bilenler bilir, Larry David'in (Curb Your Enthusiasm) adab-ı muaşeret bilen hali sayılırım. Çoğu ufak ayrıntı rahatsız eder, insanların kafasını azıcık çalıştırsa ulaşabileceği sonuçlara ulaşmaktan imtina etmesi, günlük hayatlarında rasyonaliteden yoksun abuk sabuk işler yapmaları beynimde volkanlar patlamasına neden olur ama genelde olay anında tepki vermem, not defterime çiziktiririm, olmadı blog, olmadı yatar uyurum unuturum falan. Şimdiye kadar kıyıya köşeye not almış olduğum, aklıma gelen, yeni gördüğüm vs. şeyleri buraya yazayım bari dedim, herhalde seri olur, o kadar çok şey var ki... İsim babası Peter Griffin'in "What really grinds my gears?" adlı efsane televizyon şovu.

"Bayan" kelimesi ile başlayalım. Sırf "Bayan, adı üstünde, bayıyor ehi ehi ehi" esprisine yol verdiği için (Bay ne yapıyor ya dingil?) yeterli sebebim var bu kelimeye kıl olmak için, ama ondan ötesi de var. Zaten 1923 sonrası doğumlu bir laf bu, ve saf Türkçe adına uydurma kelimelerin dile sokulması beni deli etmekte; o yüzden maça 0-1 yenik başlıyor bayan.

Bayan sözcüğü, ilk anlamıyla, kadınların ad ve soyadlarının önüne getirilen saygı sözüdür, o yüzden icat edilmiştir. Zıttı "bay"dır, erkek, beyefendi falan değil. Bugün biri "Bayan Ayşe Tuğra" diye hitap etse garipseyeceğiz, demek ki tutmamış. Sözcük ilk anlamını kaybetmiş, ki olur, dil evrimleşen bir olgudur. Bayanın bunun haricinde seslenme sözü olarak kullanılması da çok rahatsız etmeyebilir, ne bileyim, İngilizce'de de birisine "Hey Mister!" ya da "Hey Miss!" diye hitap edebilirsiniz çok sıklıkla olmasa da. Bana batan, 1) İnsanların "Bayan" kelimesini her anlamda kullanması 2) Bayan hitabının altında yatan anlamlar ve sahte kibarlık gösterileri.

Aşama aşama gidelim. Bu işgüzarlığın zannımca dilimize entegre olması spor müsabakaları ile başladı. Mesela sanki "Bay Basketbolu" varmış gibi bir "Bayan Basketbolu" peydah oldu. Gören de Basketbolu ailesinin kontes kızıyla konuşuluyor sanar, o ne lan? Sırf "yahu bunlara kadın diyoruz ama, belki değillerdir, orta yolu bulalım" gibi bacak arası çıkışlı bir zırtapozlukla "Bayan voleybolcularımız" falan denmeye başladığını okumuştum bir yerde, hiç de şaşırtıcı gelmedi. Kız ile kadın arasındaki çizgiyi "zar" belirliyor da kimsenin aklına "Yahu bu herif daha milli olmamıştır, ona erkek demeyelim oğlan diyelim" demiyor, ya da "Erkek Basketbol Takımı diyemeyiz, o yüzden Bay Basketbol Takımı" diyelim dememiş kimse. Hoş, oğlan deyince apayrı şeyler ortaya çıkıyor, ama o da bir sonraki yazının konusu olsun.

Bir de "erkek sporu" gibi bir cinsiyetleştirme gizli bu adlandırmanın içinde. Şimdi düşünüyorsun, 50 kilo kadın 100 kilo halterin altına giriyor, sen daha koltuktan g.tünü kaldıramıyorsun, sonra "Erkek güçlüdür, şöyledir böyledir" diye ötüyorsun. Halterciyi görünce "O da kadın mı yahu?" diyorsun (ki bu sorunun ima ettiği aslında bir oto-sorgulama: "O kadınsa ben erkek miyim?"), sonra ona "Bayan haltercimiz" diye referans verip kibar -ya da ne haltsa- oluyorsun. İyiymiş.

Bu "bayan" lafının nasıl yaygınlaştığını da merak ediyorum. Dilimizde "hanımefendi" gibi, gayet yumuşak duyulan harflerden oluşan bir söz var, mis gibi de kullanılır "Pardon hanımefendi" şeklinde. Ama aslında hak vermek lazım, şimdi hanımefendi deyince hakikaten hanım hanımcık bir insandan bahsediyor olmak lazım. Yani ne duyuyoruz aslında "Paranın üstünü bayana uzat!" cümlesinde? "Paranın üstünü şu başı açık, eteği kısa, yüzünde tonla makyaj olan orospuya uzat!" Hanımefendi dese hanımefendilere hakaret. O ağızdan salyalı mukuslu "Bayan!" çıkınca kafatası modernizasyonu tamam.

Şimdi sırf minibüs şöförlerine laf ettim diye dernekleri ayaklanmasın. Polis arabayı durdurur, içinden erkek ve kadın çıkar. Erkek beyefendi iken kadın bayandır. Birisi gözüne bir kadını kestirir, kadının arkadaşına imalı bir şekilde yanaşır: "Bayan kim?" İçten içe kuduruyor ama.

Kavramsal olarak da çok fena: Çıplak ve kirli olunca kadın (kadınlar hamamı), saçı yapılı ve kokusu sürülü olunca bayan (bayan kuaförü). Hak talep edince kadın, etmeyince bayan (kadın hakları). Şişirilip cinsel tatmin için kullanılınca kadın (şişme kadın), cinsel tatmin için kullanılmak isteyince bayan (yolda laf atılan bayan). Aldatınca kadın, aldatmayınca bayan. Hasta olunca kadın, hastaneden çıkınca bayan.

Ben bunları söylediğimde insanlar suratıma bakıp "İyi de ne diyelim ki?" diyorlar. Basit kardeş. Cinsiyet anlamında konuşacaksan (male/female gibi) "dişi" dersin (erkek kurbağalar ile bayan kurbağalar arasındaki farkları öğretmediler herhalde), eğer insanlara referans vereceksen (man/woman gibi) "kadın" dersin (hayır madem derdin kibarlık, bayanlar tuvaleti de deme, iyice incel bayanlar lavabosu de birader), eğer hitap edeceksen de "hanım" dersin. Bu kadar basit bu iş.

Kadını bayan şeklinde "muhafaza" etmeye çalışanlara prim vermeyiniz, onlardan biri olmayınız, kafa göz daldırmayınız kendinize.

Son sözüm klişe olsun: "Tüm bayanların Kadınlar Gününü kutlarım." İroniye gel hele. Aynı adam tosbağaların Kaplumbağa Gününü kutlar bıraksan.

Kadınlar beceriksizdir

Şimdi ben başlığı böyle attım diye celallenilmesin; haberlerde çok yaygın olarak duyduğumuz bir şey bu. "Hadi or'dan! Hiç de bile!" diyecek olan olursa, sadece duyduğunu fark etmediğindendir.
Başlığı "kadın sürücü 'park' ederken 40 metre uçtu" olan bir haber bize ne anlatır? Bir trafik kazası olduğunu mu? Bir trafik kazasında bir aracın 40 metreden yuvarlandığını mı? Bu kazada ölen ve yaralananlar olduğunu mu? Yoksa "yine kadının birinin araba kullanmayı beceremediğini" mi?
Birkaç başka başlığa daha bakalım; "Kadın sürücü gişelere böyle girdi", "Kadın sürücü ağaca böyle çarptı", "Kadın sürücü ölüme götürdü", "Hızını alamayan kadın sürücü otobüs durağına daldı" Demek ki neymiş? Kadın dediğin elinin hamuruyla erkek direksiyonuna karışmayacakmış! "Kadın sürücü" ya mezara götürür ya kazaya imiş...
Yukarıdaki haberleri aldığım gazeteler de Türkiye'de günde milyonlarca insana ulaşan, ayrımcı yaygın medyanın en çok takip edilen gazeteleri ne yazık ki. Televizyonları da aynı şekilde. Tepemi attıran da zaten pazar akşamı Star Haber'de izlediğim "kadın sürücü ailesini ölüme götürdü" haberi oldu. Bu haber içerisinde sürücünün kadın veya erkek olmasının hiçbir önemi yokken, sürücünün kadın olduğuna vurgu yapılması, tamamıyla ayrımcılıktır. Bir kadının ehliyet alıp araba kullanması ne kadar "haber" değilse, bu tarz haberlerde kazayı yapanın kadın sürücü olması da o kadar haber değildir. Tamam, sürücü denince hala kafalarda "erkek sürücü" canlanıyor olabilir, "varsayılan" (default) o olabilir, ama bu bahane mi allasen? Erkekler kaza yapınca "erkek sürücü insanları ezdi" denmiyorsa, kadın sürücü de denmemelidir. Olağan koşullarda, haberlerde hastanın karnında makas unutan doktorun, binanın çökmesine neden olan mimarın/mühendisin, Çankırı'daki un fabrikasını yıkamayıp yuvarlayan insanın cinsiyetini öğreniyor muyuz? Hayır. E o zaman kazayı yapanın cinsiyetinden bize ne? Mesela "yemek yaparken yangın çıkaran erkeğin" cinsiyetini öğrenirsek, bu da aynı tarz bir ayrımcılığa girer. Bilmem anlatabiliyor muyum meramımı?
Haberler gerçekten bu kadar fazla mı?
Çok basit bir taramayla bunu bulabiliriz. Esirgeyen bağışlayan Hz.Google'ın adıyla bu işe girişelim;
Arama kutucuğundaki aramalar (aşağıda, aynen arandığı gibi yazılmıştır);
"kadın sürücü" - 228.000 "bayan sürücü" - 53.000
"erkek sürücü" - 10.300
-----
"kadın sürücü" haber - 38.000
"bayan sürücü" haber - 36.900 "erkek sürücü" haber - 3.510
google görseller - güvenli arama kapalı
"kadın sürücü" - 9.390.000 "bayan sürücü" - 5.890.000
"erkek sürücü" - 382
-----
"kadın sürücü" haber - 38.000 "bayan sürücü" haber - 4.820
"erkek sürücü" haber - 5.340
sabah gazetesi - haberin içeriğinde ya da başlığında, tırnak işareti olmadan
kadın sürücü - 59 bayan sürücü - 7
erkek sürücü - 24
* Sabah aramalarıyla ilgili dipnot: içinde ya da başlığında erkek sürücü geçen haberlerin bir kısmı zaten kadın sürücü haberi aslında. Bir sürücüden kadın sürücü olarak bahsettikleri için, öbürünün de cinsiyetini verme nezaketinde bulunmuşlar. Bravo! ** Genel dipnot: Kadın kelimesi yeterli olmadığı için, bayan olarak da aramak durumunda kaldım. Özür dilerim.
Peki bu haberlerin bu kadar fazla olması neden? Bunun birkaç nedeni olabilir;
1 - Kadınların araba kullanmasına hala "köpeği ısıran insan" muamelesi yapılması,
2 - Kadınların yaptıkları kazaların gözümüze gözümüze sokulmak istenmesi, kadınların beceriksiz olduğuna ve direksiyonun erkeğe ait olduğuna ilişkin inanç,
3 - Ehliyet sahiplerinin büyük çoğunluğunun hala erkekler olması ve yapılan kazaların da yine "default" olarak erkekler tarafından yapıldığının varsayılması, dolayısıyla "her zamankinden farklı bir şey olduğunun" ifade edilmesinin istenmesi (aşırı iyi niyetli madde),
4 - Erkekler yaptığında haber olmayan veya başka etmenlerin neden olduğu varsayılan kazaların, kadınlar yaptığında buna sebep olanın onların cinsiyeti olduğunun düşünülmesi,
5 - Araba kullanma kültürünün (kültür deyince kafanızda süper şeyler canlanmasın, alışkanlığının/tanışıklığının diyelim) erkekler için oldukça yaygın olarak 18 yaşından önce öğrenilirken, kadınların direksiyondan olabildiğince uzak tutulup, erkeklerin 16 yaşında, illegal koşullarda ve çaktırmadan yaptıkları kazaları kendilerinin yasal olarak ehliyet sahibi olduktan sonra, daha görünür şekilde yapmaları (Bu vesileyle trafikteki kadın-erkek sayısından da bahsedelim; Emniyet'in verilerinden, son 10 yıl içinde ehliyet alan insanların cinsiyete göre dağılımını şuradan görebilirsiniz. Ayrıca bir de böyle bir haber var. Yazıyı bitirdikten sonra bakın isterseniz).
6 - Araba kullanma kültürünü de bir kenara bırakıp biraz geçmişe gidin. Motor öncesi trafik kültüründe kadın var mı? Öküz arabalarının üzerinde, at arabalarının üzerinde kim var? Modern anlamda olmasa da, geçmişte mevcut trafik akışında yaygın olarak kim var? 
7 - Bir erkeğe verilen fırsat, cesaret, pratik imkanının genelde bir kadına reva görülmemesi.
Aklıma gelen bir kısım neden bunlar. 4 kişilik milliyetçi-muhafazakâr ortalama bir ailenin 18 yaşını geçmiş kızı ve oğlunu düşünün. Ailenin 1 arabası olsun. Bu araba üzerinde ev içerisinde hangi insanın daha fazla hak sahibi hissettiğini, daha fazla kimin direksiyonda, kimlerin ön koltukta olduğunu düşünün. Şimdi, bizimki gibi sağdan akan trafiğe göre, kafanızda canlananı aşağıdaki 12 alternatif arasından seçin;
A - Anne B - Baba E - Erkek çocuk K - Kız çocuk U - Far D - Direksiyon O-U-U-O |   D        | - Araba (Sol şeritten yukarıya doğru gittiğini düşünün. |              |   Aşağıdaki arabaların da direksiyon ve farları var, sadece çizmeye üşendim.) O-------O (Arabaların tipi kaydı biraz, ona takılmayın, kusuruma bakmayın) ------------- O---O 1 | B A | | K E | O---O O---O 2 | A B | | K E | O---O O---O 3 | A E | | K B | O---O O---O 4 | A K | | B E | O---O O---O 5 | K B | | A E | O---O O---O 6 | K E | | A B | O---O O---O 7 | K A | | E B | O---O O---O 8 | E K | | A B | O---O O---O 9 | E B | | A K | O---O O---O 10 | E A | | B K | O---O O---O 11 | B E | | K A | O---O O---O 12 | B K | | A E | O---O Gözünüzde/kafanızda bir şeyler canlandı mı? İlk olarak aklınıza gelen 1 veya 11 mi? 2'yi garipsediniz mi? 4 ve 7'ye "s.ktir lan!" dediniz mi? İşte bu haberlerin nedeni de tam olarak o kafanızda canlandırdığınız aile ve o ailenin arabadaki yolculuğu. Aman sabahlar olmasın!