2011 Uludere katliamı: 29 Aralık 2011. http://yalnizdegilsinvan.wordpress.com
Üniversiteler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Üniversiteler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Kasım 2009 Salı

Aman Rektör Canım Rektör

Abdullah Gül, Anadolu Üniversitesi rektörü olarak 334 oy alan Fevzi Sürmeli yerine 96 oy alan Davut Aydın'ı atamış. Ben aşağıya bu isimlerin resimlerini koyacağım, hangisi atanan, hangisi atanmayan siz bulun:
Fotofinişi badem bıyık farkıyla önde gören rektör seçilmiş tabii ki.
Benim derdim ise bu olayın tartışılma biçimi. Kemalistler diyor ki: "Hani siz demokratiktiniz?" Haklı bir eleştiri. Fakat bu eleştiriyi getirirken, Ahmet Necdet Sezer'in yanlış yaptığını vurgulamak yerine, uygulamanın tamamen yanlış olduğuna değinmek yerine, sadece olaya "fırsatçılık" penceresinden bakıyorlar. Karşı tarafın savunması ise daha da komik: "Sezer 1 oy alanı rektör atamıştı, ikisini karşılaştıramazsınız bile."
Minareyi çalan kılıfını hazırlayadursun, Cumhurbaşkanı en hafif tabirle saçma yetkisini kötüye kullanmaya, keyfi atamalara devam ediyor. Millet de "senin cumhurbaşkanın daha çok saçmalamıştı, hayır seninki daha az demokratikti" diye sidik yarıştırıyor.
Olan üniversitelere oluyor. Gerçi üniversiteler kimin umurunda, maksat kimin daha demokrat olduğunu kanıtlamak. Nasıl olsa güzel ülkemde "hiçbiri" ya da "hepsi" seçenekleri tedavülden kalktı, ya "biri"sin ya "öteki" artık.

19 Kasım 2009 Perşembe

Gençler, Kandırılıyorsunuz!

Ey Türk -lisede saç uzatmaya meraklı erkek- gençliği!
Yanağınızda ve çenenizde azıcık bir sakal görünce sevinip müdürden köşe bucak kaçmakla, berbere yollanmamak için kafanıza 1 kutu jöle sürmekle geçirmiş olduğunuz bu yıllarda, size her zaman söylenecek bir laf var: "Üniversiteye gidince ne halt yersen ye!" İşte bu lafa kanan siz gençler, "Hele bir üniversiteye gideyim, oh süper özgürlük..." hayalleriyle yatıyorsunuz geceleri. Lise diplomanızı elinize alır almaz saçı sakalı salacak, hatta imajı bütünlesin diye duş almayı da bırakacaksınız.
İşte bu ahval ve şerait çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir! Keza üniversitede dahi, saçınız sakalınız uzun diye kapıdan çevrilebilir, ve hatta sınava sokulmayabilirsiniz! Bu da yetmezmiş gibi, sizin bu durumunuzu haber yapan gazeteler "paçavra" olmakla nitelenebilir, başınızdakiler "yüzsüzlük" kelimesini yeniden tanımlayabilirler!
Muhtaç olduğunuz kudret zibidi olmamaktır! Boşverin, saç uzatmayın. Biz uzattık da ne oldu? Özgürlük falan da çok size. Fazla gezinmeyin, olaylara karışmayın, dersinize çalışın. Haydi bakalım.
(İlgili haberin linki burada.)